KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11305 E., 2011/17489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 gün ve 2008/10-2008/527 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/02/2011 gün ve 2009/8598-2011/1430 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ....’un Alpdoğan Kuyumculuk ve Teks....Ltd. Şti.’nin temsilcisi olduğunu, 27.09.2001 tarihinde gelen üç kişinin kimlik ve pasaportları ile yapılan karşılaştırma sonrası 13.942.500.000 TL’lik alış verişe davalı bankadan alınan POS makinesinin de onay verdiğini, ancak davalı bankanın kullanılan Kanada, Almanya ve Yunanistan bankalarına ait 3 adet sahte kartla sahte işlem yapıldığı gerekçesiyle müvekkilinin banka hesabındaki 10.596.902.100 TL’si üzerine bloke koyduğunu, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın 28.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2001 yılı içerisinde 26.131.500.000 TL’lik kredi kartı ile gerçekleştirdiği işlemin 13.942.500.000 TL’lik kısmının sahte kartlarla yapılmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın chargeback süresi içinde yurt dışındaki muhatap bankalara veya ilgili şahıslara herhangi bir ödemede bulunmadığı, parayı kendi bünyesinde bloke ettiği, dava sırasında 2 yıllık chargeback süresinin dolduğu, bu durumda usul ekonomisi gözetilerek davanın kabulüne ancak faizin işlem tarihinden 2 yıl sonra başlatılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi süre yönünden reddedilerek onanmıştır.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11305, K. 2011/17489, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama