KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11507 E., 2011/12402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 gün ve 2008/365 - 2008/598 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.06.2011 gün ve 2009/8069 - 2011/7185 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara "...Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi ... "yazılı bir belge karşılığında 45.000 DM yatırdığını, müvekkiline paralarını her istediği anda alabileceği ve yüksek oranda faiz garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 44.985,49 YTL'nın davalılardan tahsilini, davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı,
davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11507, K. 2011/12402, 7 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama