KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11588 E., 2012/17960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2011 tarih ve 2009/809-2011/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, müflis müvekkil bankanın 2. alacaklılar toplantısında belirlenen faiz miktarları ile davalılardan alacaklı olduğunu ileri sürerek 6.193,70 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık % 112,5 faiz ile ve işleyecek faizler üzerinden hesaplanacak BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı bankanın bankacılık faliyetleri yapma yetkisinin kaldırılmasından önce dava konusu kredi borcunun kapatıldığını savunarak davanının reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu alacağın yargılama sırasında icra takibine konu yapıldığı ve davalılarca icra dosyasındaki borcun ödenmesi suretiyle dosyanın kapatıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı banka ile davalı ... Nakliyat A.Ş. arasında akdedilen ve davalı ...Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, 09.02.2011 tarih 2009-809 E 2011-21 K sayılı karar ile, davacı bankanın 794,54 TL asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı alacağının 5.656,75 TL olduğu ve bu miktarın da İstanbul 13. İcra Müdürlüğü 2008-20749 nolu takip dosyası ile daha önce takibe konulan miktar olduğu, davalılar tarafından borcun tamamen ödenerek dosyanın kapatıldığı, davacının 5.656,75 TL'lik alacağını tamamen aldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece daha önce 14.05.2007 tarih 2005-8 E 2007-261 K sayılı karar ile 794,54 TL asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte 5.656,75 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş olup, karar Dairemizin 09.03.2009 tarih 2007-13922 E 2009-2711 K numaralı ilamı ile denetime elverişli bilirkişi raporu alınmaksızın hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar lehine bozulmuştur.
Mahkemenin temyize konu kararına dayanak yaptığı icra dosyasının incelenmesinde davacının yerel mahkeme kararının kesinleşmesini beklemeksizin ilama dayalı olarak takip yaptığı, fakat takibin dayanağı ilamın Dairemizce davalılar yararına bozulduğu dikkate alındığında, davalıların icra tehdidi altında ödeme yaptıklarının kabulü gerekir. Davalının mahkeme kararını temyiz etmesi nedeniyle, bozmadan önce İcra Dairesine yaptığı ödeme davayı konusuz bırakmaz.
Dosyanın geçirdiği bu aşamalar sonucu, mahkemenin, davanın konusuz kaldığına dair kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan, uyulan bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılarak uyuşmazlığın esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11588, K. 2012/17960, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama