KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11629 E., 2012/19601 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2011 tarih ve 2008/207-2011/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve tavzih kararını davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan cari hesap sözleşmesine göre, davalı tarafından müvekkiline kullandırılan kredinin geri ödemesinin, çek ve bono gibi müşteri evrakları ile yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak 2004 - 2005 yılına ait hesaplar konusunda davalı ile mutabakatın yapılamadığını, bu konuda davalıya keşide edilen ihtarnamenin de yanıtsız kaldığını ileri sürerek, keşidecisi ... İnşaat Isı ve Tesisat Turizm San. ve Tic. Ltd.
Şti. olan 30.04.2004, 30.11.2004, 30.12.2004, 30.01.2005 vadeli, 15.000.00'er YTL bedelli toplam 60.000.00 TL bedelli dört adet bononun akıbetinin ne olduğunun, tahsil edilmiş ise cari hesaptaki kredi borcundan mahsup edilip edilmediğinin ve alacak borç bakiyesinin tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıya tahsili için teslim edilen anılan bonolara ilişkin olarak 15.000.00 TL maddi zararın, senetlerin vade tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 02.04.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 60.000.00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, dava konusu senetlerin vadesinde ödenmemeleri nedeniyle müvekkilince protesto ettirilerek 12.05.2005 tarihinde davacıya iade edildiğini, senetlerin dava tarihinde zamanaşımına uğraması nedeniyle davacının zarara uğramadığı gerekçesiyle, dava açılmasında davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının imzaladığı sözleşmelerle senede bağlı hakların kullanılmaması nedeniyle talep hakkının bulunmadığını kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankaya verilen bonolar sebebiyle dava dışı keşideci şirketin sorumluluğunun devam ettiği, bonolar zamanaşımına uğramış olsa bile, asıl alacak ilişkisine dayalı olarak keşideciye başvurunun mümkün olduğu, ayrıca davacının doğrudan banka yerine keşideci aleyhinde alacak davası açarak alacaklarını tahsil etme imkanının bulunduğu, somut olayda davalının kusurunun sadece davacıya teslim ettiğini ispat edemediği senetler için zayi senet davası açıp bu hususta karar almaması olduğu, ancak bu eksiklikliğin taraflarca her zaman yerine getirilebileceği, dava dışı keşideci borçlunun mevcut durumu itibariyle kaçırılmış bir tahsilat durumunun bulunmadığı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, karar sonrası sunduğu tavzih dilekçesinde, 02.04.2010 tarihli temlikname ile müvekkilince davanın... lehine temlik edildiğini, bu konuda mahkemeye bilgi verilmiş olmasına rağmen temlik hususunun gerekçeli karara yansıtılmadığını ileri sürerek, kararın tavzihini talep etmesi üzerine mahkemece, karar başlığı “temlik alan davacı...vekili Av. ...” olarak tavzih edilmiştir.
Kararı davacı vekili, tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temlik alan davacı vekilinin asıl karara, davalı vekilinin ise tavzih kararına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11629, K. 2012/19601, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama