KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11687 E., 2012/19013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.02.2011 tarih ve 2009/76-2011/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı bulunduğunu, diğer davalıların ise davalı şirketin çeşitli dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduğunu, kamuoyuna yansımış bir çok eylem ve işlemlerle davalı şirketi zarara uğrattıklarını, ortaklık senetlerinin ilk çıkışında bile şekil şartlarına uymadıklarını, senetlerdeki nominal değer ile hisse senedi ihraç primlerinin anormal derecede farklı olduğunu, müvekkilinin doğrudan ve dolaylı olarak zarara uğratıldığını ileri sürerek, müvekkilinin ortaklığının ve ortaklık oranının tespit ve tesciline, o tarihte yedinde bulunmayan yasal şartları haiz senetlerin verilmesine, doğrudan ve dolaylı zararı karşılığı 5.500.00 YTL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ortak olduğunu, şirket hisselerinin kendisine verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı bulunduğu, bu nedenle şirkete ödeme yaptığı, kendisine hisse senedi verildiği, ortaklar pay defterine adının yazıldığı, davalı şirketin şimdiye kadar hiç kâr payı dağıtmadığı, diğer davalıların şirketi zarara uğrattıklarının kanıtlanmadığı, ortaklığın davalı tarafından kabul edildiği,
esasen ortaklığın payı defterine kaydının yapıldığı gerekçesiyle davacının davalı şirkete ortak olduğunun, 280 hissesinin bulunduğunun ve hisse tutarının 1.680.00 YTL olduğunun tespitine, şirkete karşı açılan alacak ve tescile yönelik taleplerin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 06.07.2009 gün, 2009/7643 Esas, 2009/8246 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmak istenilmiş ise de, davacı vekilince buna ilişkin ara kararının yerine getirilmediği,
kendisine bilirkişi ücretini yatırmak üzere kesin süre verildiği ancak kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırılmadığı, davacının iddialarının kanıtlanmasının davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması ile mümkün olduğu,
verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmamasının, bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçilmiş olduğunun kabulü sonucunu doğuracağı, her ne kadar davacı vekilince yargılaması devam eden aynı mahiyetteki diğer dosyaların bekletici mesele yapılması ve bu dosyalarda rapor alındıktan sonra karar verilmesi talep edilmiş ise de, diğer dosyaların davacıları farklı olup, alınacak raporların bu dosyamızdaki uyuşmazlığı etkilemeyeceğinden bu talebin kabul edilmediği,
diğer davalılar yönünden de şirket yöneticilerinin sorumluluklarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11687, K. 2012/19013, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama