KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11754 E., 2011/15308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2006 gün ve 2005/175-2006/257 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.03.2011 gün ve 2009/9867 - 2011/3233 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.05.2003 tarihinde 371722288921018 numaralı kredi kartı hamiline mal sattığını, satışın davalı banka onayıyla gerçekleştiğini, bedelin hesaba geçmesine rağmen bilinmeyen bir nedenle üzerine bloke konulduğunu, ödenmesi için yapılan ihtarın karşılıksız kaldığını, müvekkilinin bir kusuru olmadığını ileri sürerek, 29.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan sözleşme uyarınca davacının işyerine POS cihazı takıldığını, 13.05.2003 tarihli satışların normalin üzerinde olması nedeniyle şüphelenildiğini, davalının aynı gün ABD vatandaşlarına ait iki adet kredi kartıyla deneme işlemleri yaptığını, 29.000 TL’lık satışın onaylandığını, davacının sözleşmeye aykırı şekilde kimlik kontrolü yapmadığını, fatura düzenlenen şahıs ile kredi kartı hamilinin farklı kişiler olduğunu, gerçekte bir satışın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde düzenlenen ve kredi kartı ile satış işlemi tamamlanmadan önce dikkat edilmesi gereken şartların hiçbirini yerine getirmediği, hamilinin ismi bulunmayan kredi kartı ile işlem yapılmasının anılan sözleşme şartlarına aykırı olduğu, davalı bankanın kart otomasyon merkezi görevlisinin söz konusu kartlarla çok sayıda ve yüksek tutarlı işlem yapılması nedeniyle davacı şirketi arayarak ikaz ettiği, bu arama sırasında kart hamilinin işyerinde bulunmadığı,
banka görevlisi ile görüşen kişinin kendisine yapılan uyarıları dinlemediği ve görüşme devam ederken dahi işlem yapmaya devam ettiği, 21 dakika gibi kısa bir sürede aynı kart ile 9 adet toplam 242.000 TL’lık, diğer kart ile de toplam 130.000 TL’lık işlem denemesi yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve kusurun tamanen davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11754, K. 2011/15308, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama