KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1202 E., 2012/7693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2007/265-2010/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirketin ticaret unvanının ayırt edici unsurunun MESA ibaresi olduğunu, davalının MESA ibaresini müvekkilinin iştigal mevzuu içerisinde bulunan ürün ve hizmetler için kullanmadığını, sadece hastane işletmeciliği ile konut, yol ve köprü yapım hizmetlerinde kullandığını, davalı adına tescilli MESA ibareli 4 ayrı markanın kullanım dışında kalan mal ve hizmetler bakımından, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlükleriyle sicilden terkinlerine karar verilmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin MESA ibareli markalar ve MESA ayırt edici ekini taşıyan ticaret unvanı ile yurtiçi ve yurtdışında tanınmış bir marka haline geldiğini, davacının müvekkili markalarının iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, aktif dava ehliyetinin de olmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra ikame olduğunu, müvekkilinin 38 yıldır kullandığı MESA ibaresini davacı tarafından haksız olarak kullanılarak kazanç elde edildiğini savunarak asıl davanın reddini, müvekkilinin ticaret unvanının ayırıcı unsuru da olan MESA ibareli markanın,
davalı tarafından ticaret unvanı olarak kullanılmasının, TTK'nun 52 ve 54. maddeleri karşısında hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek davalının MESA markasını kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetinin men'ine, iltibas yaratan tanıtma vasıtalarını taşıyan etiket, broşür, ticari evrak, tanıtım araçları ve her türlü belgenin müsadere ve imhası ile silinmesine, MESA ibaresinin ticaret unvanından terkinine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000.-TL maddi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı-karşı davacının, MESA ibaresini gerek markasal gerekse unvansal olarak kullanım önceliğine sahip olduğu, tarafların ticaret unvanlarının esas unsurunun MESA ibaresinden oluştuğu, karşı davacının iştigal mevzuu içerisinde bulunan her türlü möble ürünlerinin üretim ve işletilmesi biçimindeki faaliyet türünün karşı davalının iştigal mevzuu içerisinde mobilya alım satımı olarak aynen bulunduğu, iştigal mevzuularının tümden örtüşmesine gerek olmadığı, ayrıca iştigal mevzuunun ticaret sicilinden kısmen terkininin de mümkün görülmediği,
ayrıca bir markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetlerle iltibasa sebebiyet verebilecek biçimde bir başkası tarafından ticaret unvanının ayırıcı eki olarak kullanılabilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulüne, davalıya ait markalardaki mal sınıflarından bir kısmının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne, karşı davanın kısmen kabulüne, davacı-karşı davalının ticaret unvanından MESA ibaresinin terkinine, hükmün ilanına, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1202, K. 2012/7693, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama