KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12242 E., 2011/15335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2009 gün ve 2008/115-2009/219 sayılı kararı bozan Daire’nin 13/06/2011 gün ve 2009/14699-2011/7076 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin eski ortağı olduğunu, 29.06.2005 tarihinde 95 hissesini dava dışı Bilal İlgün'e, 5 hisseyi ise Yeter İlgün'e devrettiğini, aynı tarihli taahhütnamede şirket adına kayıtlı aracın borcu bittikten sonra kendisine verilmesine karar verildiğini, ayrıca aracın davacının kullanımında olduğu sırada kaza yaptığını, aracın kasko sigortasının bulunduğunu, ancak davalının gerekli evrakları vermemesi nedeniyle hasar miktarını kendilerinin karşıladığını ileri sürerek, aracın davacı adına kayıt ve tescilini, bu mümkün olmazsa bedeli olan 27.000 TL'nın ve araç hasar bedeli olarak ödediği 4.300 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taahhütnamenin sahte olarak düzenlendiğini, davacının hisselerini aktif ve pasifleriyle birlikte devrettiğini, şirketin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davalı şirketin hukuken ayrı tüzel kişiliği bulunduğu, şirket müdürünün hisse devreden kişiye, şirkete ait aracı bedelsiz olarak vermeyi taahhüt etmesinin geçerli olmadığı, hasar bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesinin davalının takdirinde bulunduğu, davacının davalı şirketi böyle bir davranışa zorlayamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/06/2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12242, K. 2011/15335, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama