KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12252 E., 2013/12454 K.·Vekili
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2011 tarih ve 2008/267-2011/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanunla değişik 348/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “FEB... MERKEZİ” ibareli 41. sınıftaki eğitim hizmetlerini içeren markanın sahibi olduğunu, anılan markanın dershanecilik hizmetlerinde fiilen kullanıldığını, davalının müvekkilinin markası ile iltibasa sebebiyet verebilecek nitelikte “OĞUZ... MERKEZİ” ibareli 41. sınıftaki hizmetleri içeren markayı kötüniyetle adına tescil ettirdiğini, davalının tescili ile müvekkilinin markadan doğan haklarının zarara uğradığını, ayrıca davalının kullanımının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve hükmün ilânına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı ... adına tescilli markanın tescil sürecinde herhangi bir itiraza uğramadan kesinleşip tescil olunduğunu, hükümsüzlük davasının markanın sicilde kayıtlı sahibine karşı açılmasının gerektiğini, bu suretle kuruma husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili,... merkezi ibaresinin 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığını, müvekkilinin markasındaki ayırıcı unsurun OĞUZ kelimesi olduğunu, taraf markalarının benzerliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraf markalarının kapsamında bulunan 41. sınıf hizmet türüne göre...
MERKEZİ ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve ilgili sektörde herkesin kullanımına açık bir ibareolduğu, her iki markanın FEB ve OĞUZ ibareleri itibariyle ayırt edicilik taşıdıkları, bu hâlleri ile korunabilecekleri, ibareler arasında 41. sınıf hizmetler bakımından ortalama yararlanıcıları iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının fiili kullanımı...
DERSHANESİ şeklinde olsa dâhi kısmî olarak gerçekleşen bu kullanımın anılan ibarenin ayırt edicilik kazanmasına ve haksız rekabet koruması elde etmesine olanak verir seviyede bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 9. ve TTK'nın 56. ve devamı maddelerindeki hâlin yargılama konusu için ispat edilemediği, hükümsüzlük davalarının, markanın sicildeki sahibine karşı açılması gerektiğinden TPE'ye hükümsüzlük istemli davalarda husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı TPE'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12252, K. 2013/12454, 14 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama