KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12349 E., 2012/18521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2011 tarih ve 2007/355-2011/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, 19/09/2009 tarihinde hesabından toplam 80.500 TL.'nrn internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara aktarılarak, çekildiğini ileri sürerek, bu miktarın 19.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, işlemin şifre kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, şifrenin korunmasının davacının sorumluluğunda olduğunu, kendilerine yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için %80 oranında, davacının ise bilgisayarda kişisel verilerine ulaşımını engelleyecek yazılım programları kullanmadığı için %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 64.400,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
(1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
(2)Ancak, davacının davalı bankadaki hesabına internet aracılığı ile girilerek çeşitli miktarlarda para çekilerek, davadışı 3. kişilerin hesaplarına aktarıldığı sabittir. İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. Ancak bu yönde bir ispatın somut olayda gerçekleşmediği dolayısıyla bankanın oluşan tüm zarardan sorumlu bulunduğu gözetilmeyerek, davanın kabulü yerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12349, K. 2012/18521, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama