KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12431 E., 2012/19553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2008 tarih ve 2005/471-2008/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Akhisar merkez ve çevre köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kredi sözleşmesine dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açıldığını, kooperatif tarafından kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini,
bu suretle ortaklarının senetleri imzalamasıyla kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduklarını ve borçluların B.K.'nun 162 ve 168/2 maddelerine göre temlik edilen borcu temlike alacaklı olan bankaya ödemek zorunda olduklarını ileri sürerek 9.650,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %26 değişken faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerinin 1999 yılında kooperatiften müşterek ve müteselsil borçlu olarak borç para aldıklarını, davacı bankanın davalı müvekkillerinden bu borçların kendisine ödenmesine ilişkin bir talebi olmadığı için müvekkillerinin ödemelerini kooperatife elden ve tekel idaresince tütün bedellerinden kesilerek kooperatif hesaplarına yatırmak suretiyle borçtan kurtulduklarını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin borcunu 1055 sayılı kooperatife elden kasa tahsil fişi karşılığı ya da satmış olduğu ürünün bedelinin ödenmesi sırasında tekel ya da tüccar tarafından kesilmek suretiyle ödediğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... duruşmada alınan beyanlarında, borçlarını ödediklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılar ile S.S.1055 Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatifi arasında 19/10/1999 tarihli müşterek ve müteselsil borç senedi başlıklı kredi sözleşmesi imzalandığı ve davalılara toplam 1.860 TL borçlandırıldığı, ancak 1.320 TL'lik kredi kullandırıldığı, kredi sözleşmesine dayanan alacağın aynı tarihte alacağın temliki hükümlerine göre davacı ...'na temlik edildiği, davalılardan ... ve ...'in kredi kullanmadıkları, kredi borcuna mahsuben davalı ...'ın 414.956.625 TL, ...'ın 170.575.000 TL'lik ödeme yaptıkları, diğer davalı borçluların herhangi bir ödemesinin olmadığı,
buna göre ödeme yapan ve hiç kredi kullanmayan davalıların da kefil sıfatıyla sorumluluklarının devam ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, 2.880,26 YTL asıl alacak ve dava tarihine kadar olan 3.296,80 YTL işlemiş faiz alacağının dava tarihinden itibaren asıl alacağa yürütülecek değişen oranlarda temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin redine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı ... ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyaya sunulan nüfus kayıt örneğine göre davalı ... 15.12.2002 tarihinde işbu dava tarihi olan 05.12.2005 tarihinden önce ölmüştür. Bu itibarla 04.05.1978 ve 4/5 nolu İBK uyarınca ölü kişinin taraf ehliyeti sona erdiğinden dava tarihinden önce ölen bir kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi, açılan davaya mirasçılarına tebligat yapılmak sureti ile devam edilmesi de mümkün değildir. Bu durumda, dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan ...'e karşı açılmış olan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hakkındaki davanın kabülüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12431, K. 2012/19553, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama