KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12514 E., 2011/14147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/01/2011 tarih ve 2011/59-2011/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlular; ...; ibraz edilen genel kredi sözleşmesinde imzasının olmadığını, yeniden yapılandırma sözleşmesinde ise kendilerine verilen nüsha ile bankanın verdiği nüsha arasında (son sayfa imzalar bölümünde) ciddi fark olup, banka tarafından ekleme yapıldığını, ...; kefaletinin 20.000 TL olarak genel kredi sözleşmesinde mevcut olduğunu, yeniden yapılanma ile ilgili sözleşmenin 5.sahifesindeki imzalar bölümünün de ilaveli olduğunu, borcun muaccel olduğuna ilişkin ihtarname ibraz etmeksizin ihtiyati haciz kararı alındığını, borcun kat edildiğine ilişkin ihtarname çekilmeden alacağın muaccel hale gelmeyeceğini, bu nedenle de verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; müvekkili bankanın itiraz eden borçlular ile dava dışı şirketlerin ticari kredilerinin yapılandırılması için protokol düzenlendiğini ve bu protokol gereğince borçluların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile borç yapılandırma sözleşmesini imzalamış bulunduğunu, her iki borçlunun da bahse konu protokol gereğince talep edilen miktardan sorumlu olduğunu, ihtiyati haciz kararının devamına ve borçluların itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkeme, borçlular tarafından ileri sürülen itiraz nedenlerinin, İcra İflas Kanunu'nun 265.maddesinde tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmadığı ve yargılamayı gerektiği kanaatine ulaşarak, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar vermiştir.
Karar ihtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12514, K. 2011/14147, 19 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama