KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12533 E., 2012/10250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2007/136-2011/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 8.500,00 TL kredi kullandığını ve borcunu ödeyemediğini, davalı banka tarafından başlatılan takip borcunun tamamının kredi kefili olan Ali Tatlıcıoğlu tarafından ödendiğini, buna rağmen davalı bankanın hiç bir bildirim yapmadan müvekkilinin vadeli hesabındaki 2000,00 TL üzerine bloke koyarak tahsil etmek suretiyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 2.000 TL’nin tahsilini ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ve kefilleri hakkında 27/09/2005 tarihinde ana para ve faizlerle birlikte 13.152,00 TL alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, borçlu kefil Ali Tatlıcıoğlu tarafından borcun bir kısmının ödendiğini, genel kredi sözleşmesi gereğince rehin-hapis ve mahsup hakkı olarak davacının hesabındaki 2.000,00 TL üzerine bloke konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının bildirdiği ticari banka kredi faizleri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonunda davacının 3.572,94 TL fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankaya fazla ödendiği iddia olunan kredi borcunun istirdadına ilişkin olup, esas itibarıyla uyuşmazlık davacının bankaya borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kredi faiz oranı gösterilmemiş ise de, bu husus bankanın alacağına kredi faizi işletmeyeceği sonucunu doğurmaz.
Mahkemece, hesap kat ihtarında belirlenen faiz oranının uygulanmaya başlayacağı tarih olan 23.02.2005 tarihine kadar bankanın emsal kredi borçlarına uyguladığı faiz oranı tespit edilip, davacının bankaya olan borcunun buna göre hesaplanması gerekirken, 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre faiz oranları nazara alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
Uyuşmazlık bankacılık işlemlerinden kaynaklandığına göre, mahkemece seçilecek bankacı uzman bilirkişi vasıtasıyla belirtilen şekilde hesaplama yaptırılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12533, K. 2012/10250, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama