KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12567 E., 2012/19273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2011 tarih ve 2009/172-2011/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin spor giysiler, spor malzemeleri ve spor ayakkabıları alanında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında tanınmış ve TPE nezdinde tescilli markalarının bulunduğunu, davalı ...'ın diğer davalı şirketin sahibi olduğunu, kötü niyetli olarak müvekkillerinin tanınmış markalarından yararlanarak taklit ürünleri piyasaya sürdüğünü, bu durumun Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/2510 nolu şikayet üzerine Kilis Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/1231 D.İş sayılı dosya kapsamında yapılan arama sonucu davalı işyerinde 5207 adet Reebok markalı t-shirt tespit edildiğini ve bu ürünlerin adli emanete teslim edildiğini,
davalıların eylemlerinin müvekkillerinin markalarına tecavüz ve marka ile iltibas suretiyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi ve menini, 40.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili firmanın dava dışı Kardeşler Tekstil Paz. Tic. ve San. A.Ş. ile aralarındaki yetkili üretici sözleşmesi gereği bu firma için dava konusu ürünleri ürettiğini, dava dışı firmanın kendisini davacı şirketlerin lisanslı ürünlerinin üretimi hususunda yetkili olduğu şeklinde tanıttığını, buna dayanak sözleşmelerin müvekkile gönderildiğini, müvekkillerinin herhangi bir yasa dışı üretimi bulunmadığını, davacılara ait amblemleri üretmediğini, söz konusu amblemlerin kullanıldığı ürünleri satışa sunmadığını, amblemlerin yurt dışından geldiğini, davacıları zarara uğratmak gibi bir girişimi bulunmadığını, gerçek kişi müvekkillerinin husumetlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ürünlerin taklit olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin dava dışı Kardeşler Tekstil Pazarlama ile olan yetkili üretici sözleşmesi gereğince malları üretteiğini, söz konusu şirketin de ABD menşeli bir firma ile sözleşmesi bulunduğunu ve Amerikan firması tarafından kargo ile gönderilen marka ve logoların kullanıldığını belirterek kendisine husumet düşmeyeceğini belirtmiş ve gümrük belgeleri ve sözleşme örnekleri sunmuşsa da, ürünün orijinal olmaması nedeniyle davalının akidi olan dava dışı firma ile olan
sözleşme gereğince üretim yapması hukuki sorumluluğunu kaldırmayacağı, tacir olan davalının tanınmış bir markanın yetkili üreticisi olmanın koşullarını bilebilecek durumda olması nedeniyle akid ile ilişkide gerekli özeni gösterdiğini kanıtlayamadığı,
556 sayılı KHK'nın 61. maddesi ve TTK'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri gereğince sorumluluğu söz konusu ise de, akdi ilişki içinde üretilen mallar, şirket adına üretilmiş olup, şirket ortağı olan davalılar ... ve ...'ın taklidi kasıtlı olarak gerçekleştirdikleri kanıtlanamadığından ve şirket temsilcisinin basiretli hareket etmemesinden ortaklar sorumlu olamayacağı gerekçesiyle ortaklar hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, marka haklarına tecavüz nedeniyle takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
davalı şirketin davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine, Reebok markasının ürünlerden silinmesine ve çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu ürünlerin masrafları davalıdan alınmak suretiyle imhasını talep etmiş olup, mahkemece imha istemi kabul edildiği halde imha masraflarının davalıdan alınmasına karar verilmemesi doğru değilse de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12567, K. 2012/19273, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama