KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12719 E., 2012/16441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2010/478-2011/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete leasing sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan hidrolik vinç'in davalının elinde iken hasar görmesi nedeniyle davacı tarafından 31.153,20 TL tazminat ödendiğini, hasarın ancak uzman bir makine mühendisinin yakın ve detaylı incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, bedelin tahsili için davalı hakkında Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/8374 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine itirazın iptalini, % 40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu vincin sahibi Müslüm Tanrıverdi'ye tutanak ile çalışır ve sağlam bir vaziyette teslim edildiğini, söz konusu edilen teslimden sonraki meydana gelen hasar ile davalı arasında illiyet bağının bulunmadığını, davalının vinci hiç kullanmadığını bu sebeple vince zarar vermesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirkete sigortalı bulunan davaya konu vincin 09/10/2008 tarihli teslim eden ..., teslim alan Müslüm Tanrıverdi arasında düzenlenen tutanakta belirtildiği üzere "polisçe 03/09/2008 tarihinde davalı ...'e teslim edilen vincin Müslüm Tanrıverdi'ye ait olduğu, sağlam ve çalışır vaziyette teslim edildiği, vinçte zarar ve ziyan olmadığı, tarafların vinç dolayısıyla birbirlerinden hiçbir taleplerinin olmadığı ve birbirlerini ibra ettikleri”, teslimden sonra vinçte olduğu iddia edilen ve eksperce belirlenin hasarın imzalanan teslim-tesellüm tutanağı ve illiyet rabıtasına göre davalıdan istenmesinin mümkün görülmediği gerekesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12719, K. 2012/16441, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama