KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/129 E., 2012/6766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2009 tarih ve 2009/6-2009/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davaya dahil edilen davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli, "POLO" ve "POLOGARAGE" markalarını bir Türk markası olarak yurt içi ve yurt dışında üstün bir kalite anlayışı ile tanıttığını, bu markaların tanınmış markalar olduğunu,müvekkilinin “POLO” ibaresini ticaret unvanında da kullandığını, davalının müvekkili markasıyla iltibas yaratacak şekilde “MARCO POLO” ibaresini tescil ettirdiğini, davalı markasının işletmeler arası iltibasa mahal verecek nitelikte olduğunu, müvekkilinin tanınmışlık düzeyinden haksız istifadenin söz konusu olduğunu, iddia ederek davalı adına ile tescilli bulunan "MARCO POLO" markasının 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 42 uyarınca hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı vekili "POLO" ve "POLOGARAGE" markalarına her ne kadar Türk Patent Enstitüsü tarafından tanınmışlık statüsü verilmiş olsa da; “POLO” ibaresini içeren yüzlerce marka bulunduğunu ve bu yüzden söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin ortadan kalktığını ve davacı firmayı çağrıştırması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı yanın söz konusu markaları fiilen kullandığı alanlar ile müvekkil firmanın markasının iştigal konusunun farklı olduğunu, markaların anlam olarak birbirinden farklı olduğunu bu sebeple iltibasa sebebiyet vermeyeceğini savunarak davanın istemiştir.
Yargılama sırasında dava konusu markanın devri nedeniyle davaya dahil edilen vekili müvekkili firmanın mezkur başvurusuna karşı davacı yanın Türk Patent Enstitüsü nezdinde gerçekleştirmiş olduğu iki ayrı itirazın da ret olduğunu, ret gerekçesinin en önemli nedeninin iki markanın bir bütün olarak farklı olması olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre davalı markasının “MARCO POLO” ibaresinden oluşup, davacının ki ise; “POLO” ibaresi ilave eklerle oluşturulduğu, davacının tüm markalardaki ayırt edici unsurunun “POLO” ibaresi olduğu, davacının “POLOGARAGE” markasının bazı ürünler yönünden tanınmış olduğuna ilişkin TPE'ce alınmış kararın mevcut olduğu, davacının tüm markalarının ayırt edici unsuru
olan “POLO” ibaresinin davalı markasında aynen kullanıldığını ve bunun önüne özel bir isim olan “MARCO” ibaresinin ilavesinin markalar arası iltibası önleme gücüne sahip olmadığı, tüketicinin bu ilaveyi sadece markanın bir başka versiyonu olarak algılayacağından markaların orijinini karıştırma ihtimali bulunduğu ayrıca davalı markasının kapsamında kalan 14. sınıf ürünlerin davacının “POLOGARAGE” markası kapsamındaki bazı sınıf ürünlerle aynı ve benzer olduğu, diğer marka kapsamındaki ürünler yönünden de kullanım alanları teşhir ve dağıtım kanalları ve özellikle de birbirini tamamlayıcı olma bakımından benzer olduğu gerekçeleriyle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karar davaya dahil edilen davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davaya dahil edilen davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/129, K. 2012/6766, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama