KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12944 E., 2011/17127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2006/299-2010/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2011 gününde davacılar avukatı ..... ... ile davalı asil ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı ve asil dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .. ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı tarafından yapılan inşaatın bir kısmını satın alıp, kalanını da maliklerden kiralamak suretiyle binanın tamamında dershanecilik faaliyetini yürütmeyi düşündüklerini, bu amaçla müvekkilleri ... ve ... ile davalı arasında 06.03.2006 tarihli sözleşmeler imzalandığını, taraflar arasında akdedilen ön sözleşmenin 6.maddesinde inşaat işlerinin tamamlanarak en son 25.05.2006 tarihine kadar bina iskan ruhsatının da davalı tarafından alınacağının, davalının buna uymadığı takdirde 70.000,00 TL tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının anılan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, 70.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, adi senetle yapılan satış sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle bu sözleşmeye dayalı tazminat taleplerinin de geçersiz olduğunu, sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse bile davacıların sözleşmenin 9. maddesinde kararlaştırılan ve kendilerinin yapmaları gereken işleri zamanında yapmadıklarından gecikmeye kendi kusurları ile sebebiyet verdiklerini, bu nedenle davacıların tazminat isteme hakkının doğmadığını, ödemeleri gereken bedelin tamamını ödemediklerini de savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen ön sözleşmenin 6.maddesinde cezai şartın kararlaştırıldığı, ancak bu sözleşmenin eki mahiyetindeki “Sözleşme” başlıklı sözleşmenin 9.maddesinde kiracıların dış cephe kaplaması, dış cephe pencereler, yangın merdiveni ve korkulukları yapacaklarının belirtildiği, bu işlerin yapımının davalıya ait olmadığı,
davacıların öncelikle B.K.’nun 83.maddesi gereğince sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmelerinin gerektiği, yapı kullanma izin belgesinin bundan sonra davalı tarafından alınacağı, ancak davacıların bu edimlerini geç yerine getirdikleri, davacıların kendilerinin yapması gereken edimleri en erken 27.06.2006 tarihinde yapabildikleri, bu durumda iskan ruhsatının alınmasında davalıya yükletilecek bir kusurun bulunmadığı, bu nedenle davalının cezai şarttan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12944, K. 2011/17127, 15 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama