KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1297 E., 2011/4789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 gün ve 2007/291 - 2009/33 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.11.2010 gün ve 2009/5604 - 2010/11874 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesaplarından toplam 14.000 TL'nın internet aracılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında üçüncü bir şahsın hesabına havale edildiğini, havale yapılan şahsın tanınmadığını, internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye de verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek, 14.000 TL maddi tazminatın bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda bankanın kusurunun bulunmadığını, zira banka tarafından tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını, her türlü sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, davalının yeterli koruma sağlayamaması, davacının da banka tarafından verilen ek güvenlik önlemlerini kullanmaması, korumakla yükümlü olduğu ve yalnızca kendisinin bildiği şifre gibi kişisel bilgilerini koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedenleriyle kusurlu oldukları, davacının 3/5 oranında, davalının ise 2/5 oranında kusurlu bulundukları kabul edilerek, davanın kısmen kabulü ile 5.600,00 TL'nın 04.08.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi zararın ise oluştuğu kanaatine varılmadığından manevi tazminat talebinin reddine dair kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle hükmedilen maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1297, K. 2011/4789, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama