KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12997 E., 2012/19761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2010 tarih ve 2010/198-2010/775 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tavzih kararını, davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili , İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.06.1995 tarihli 1995/496 sayılı ilamı ile Ekmel İnşaat San. ve Tic. A.Ş'nin iflasına karar verildiğini, işlemlerinin İstanbul 2.İflas Müdürlüğü'nün 1995/20 sayılı dosyası ile yürütülüp 30.10.2005 tarihinde de yine aynı mahkemenin ilamı ile İİK 254 maddesi gereğince iflasın kapatılmasına karar verildiği, şirketin kaydının ticaret sicilden terkin edildiğini, tüzel kişiliğinin sona erdiğini, ancak Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/726 sayılı dosyası ile açılan tapu iptali tescil davasında davalı olduğu için bu şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanamadığını ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.
Davalı ...'ne, İflas Müdürlüğü'ne, şirket ortaklarından olan son yönetim kurulundaki Cavit-Hasan-Hüseyin ECİRLİ'ye usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile, Ekmel İnşaat San. ve Tic. A.Ş'nin ihyasına karar verilmiş; Ekmel İnşaat San. ve Tic. A.Ş vekilinin 28.03.2011 tarihli tavzih dilekçesine istinaden, mahkeme kararının hüküm kısmınının vekalet ücretine ilişkin bölümünde yer alan ''davalı şirket'' ifadesinin, ''Ekmel İnşaat San. ve Tic. A.Ş'' olarak açıklanmasına karar verilmiştir.
Tavzih kararını, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir
Temyize konu tavzih kararı, ihyası istenen ve daha önce sicilden iflas yoluyla tasfiye suretiyle terkin edilen bu şirket adına yapılan başvuru üzerine verilmiştir. Tasfiye ve terkin edilen şirket, hukuk dünyasında hayatiyeti devam eden bir tüzel kişilik olarak mevcut olmadığından, bu şirket adına tavzih başvurusu yapılamayacağı gibi davada taraf olmayan şirket adına yapılan başvuru da dinlenemez. Bu nedenle, tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 29.03.2011 tarihli tavzih hususunun bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
########
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12997, K. 2012/19761, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama