İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/1303 K.2011/9245

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/59-2010/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011…

Esas2011/1303Karar2011/9245Tarih21 Temmuz 2011Okuma6 dk · 1.244 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/1303 E., 2011/9245 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Temmuz 2011
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.244 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/59-2010/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacılar Karacan Denizcilik İşl. San. Tic. A.Ş. vd. vekilleri Av. ... ve Av. Ahmet Kurutluoğlu ile davalı ...

Nordbank AG vekili Av. ..., Av. ...., Av. .....duruşmaya geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, Karahasan Denizcilik Şirketler Grubuna ait müvekkilleri ile davalı Alman bankasının selefi arasında değişik tarihlerde davacı şirketlere ait birer gemi için ipotek sözleşmesi imzalandığını, gemilerin faaliyetinden sağlanan navlun gelirleriyle yapılan ödemelerle borcun ödendiğini ve gemilerden birisinin kısmi bakiye borcu muaccel hale gelmediği halde davalı tarafından değişik yabancı ülkelerde bu gemilerin haksız biçimde seferden alınarak tutuklandığını, Çin’deki geminin ise satışı kararı alındığını, asıl kredi veren ve ipotek lehdarı olan Hamburger Landesbank’ın başka bir banka ile birleşerek H.S.H.

Nordbank A.G.’ye dönüştüğünü, HSH AG’nin ipotek hakkına sahip olmadığını, buna karşın müvekkillerinin ödeme girişim ve önerilerini reddederek haksız ve zararlandırıcı işlemlere yöneldiğini müvekkillerince 2001 yılından bu yana (26.616.287,87) USD ödeme yapıldığını, yabancı ülke limanlarında bağlı tutulan gemilerin değerinin bakiye borcun çok üzerinde bulunduğunu, konusuz kalan ipoteğe dayanılarak temerrüt dahi oluşmadan gemilerin çok düşük bedelle satılmaya çalışıldığını, bu gerçekleşirse iyiniyetli alıcıların da mağdur olacağını, davalı ...

Nordbank’ın TTK’nun 921/3 ncü maddesine uygun temlik ve tescil işlemi yapmadığını, sözleşmenin 12. maddesiyle öngörülen temerrüt sonrası iki haftalık ihbar süresinin tanınmadığını, esasen müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini, ipotek anlaşmalarında Türk hukuku yetkili kılındığı halde davalının yetkisiz yabancı mahkemelerde o ülkeler hukukuna göre gemilerin satışını istediğini, TTK’nun 866 ncı maddesiyle Türk gemi siciline kayıtlı gemilerin mülkiyetinin edinilmesi ve kaybının Türk kanunlarına tabi olduğunu, aynı yasanın 892 nci maddesine göre yola çıkmaya hazır geminin cebri icra yolu ile satılamayacağını ve ihtiyaten haczedilemeyeceğini,

davalının haksız eylemleri sonucu gemilerin çalışmamasından dolayı zarara uğranıldığını, müşteriler (kiracılar) ve onların da sorumlu olduğu yük sahiplerinin gemilerin yükümlülüklerini yerine getirememesinden, gemilerin bağlı kaldığı liman ve tutuklamalara ilişkin masraflardan, yapılan yargılama masraflarından, yakıt, kumanya ve personel giderlerinden, düşen iş bağlantılarından ve kaybolan ticari itibardan doğan zararlardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek,

şimdilik (50) milyar TL tazminatın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini, gemiler hakkındaki seferden men kararlarının tedbiren kaldırılmasını, birleştirilen davada ise gemilerin yurt dışında gerçek değerlerinin çok altında bir fiyatla satıldığını, bunun asıl davaya konu zarar kalemlerine ek yeni bir zarar kalemi oluşturduğunu ileri sürerek, tüm zararlar için şimdilik (50.000) USD’nin 15.09.2003 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 24.08.2004 tarihli dilekçeyle de asıl davadaki istem (7.272.947.899.071) TL’ye birleştirilen davadaki istem (59.627.195,61) USD’ye çıkarılmıştır.

Davalı vekili, kredi sözleşmeleri uyarınca Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğunu gemilerin yabancı ülkelerde satılması ve davacı şirketlerle ilgili yargılamalara katılınıp savunma haklarının kullanıldığını, aynı konuda 6. Ticaret Mahkemesinde derdest dava bulunduğunu ve bu dava sonucunun beklenmesi gerektiğini, kendi edimini yerine getirmeyen davacı tarafın kusurlu olduğunu, bankanın kredi güvencesi gemileri hukuki yollardan satarak alacağını tahsil ettiğini, davacının zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karar, ilk olarak görev yönünden bozulmuş, ...K'nun direnme kararının onanması üzerine yeniden yapılan inceleme ile Dairemizin 13.10.2006 tarih 2006/8091-10232 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, MÖHUK 31. maddeye göre yabancılık unsuru taşıyan borç doğurucu hukuki ilişkilerden kaynaklanan davalarda taraflara yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılma yönünde tanınan hakkın kamu düzeni veya münhasır yetki esasının geçerli olduğu hallerde uygulanamayacağının öngörülmesi nedeniyle yetki itirazının yerinde olmadığı,

ipotek sözleşmesinin 17/a maddesine göre tarafların ipoteğin T.C. yasalarına göre yorumlanacağı ve yürütüleceği hususunda anlaştıkları, takip hukuku hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu, bunun aksinin taraflarca kararlaştırılamayacağı, 17/b maddesinde yetkili mahkemenin somut olarak gösterilmemiş olması nedeniyle bu maddeye itibar edilemeyeceği, birleşme sonucu hak sahibi olan davalı bankanın artık kredi ve ipotek sözleşmelerine uymakla yükümlü olduğu,

yola hazır bir geminin cebri icra yolu ile satılmaktan muafiyeti navlun sözleşmelerinin bitimine kadar devam edeceği, geminin yolculuk sırasında ve uğradığı ara limanlarda cebri icra yolu ile satılması ve ihtiyaten haczinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre borç miktarının borçlu tarafından bilinebilir olmadığı, sözleşmenin kurulduğu 1996 yılından

2003 yılına kadar davacılarca ödeme yapıldığı, ancak düzensiz oldukları, banka kayıtlarındaki erken ödemelerin navlun bedellerinin alınmasından kaynaklandığı, taksitler bakımından davacıların ödeyecekleri borcun miktarını belirleyebilmeleri mümkün değil ise borcun muaccel olmasının söz konusu olmadığı, davacılara net bir şekilde borç tutarı ve faiz tutarının bildirilmediği, borcun muaccel olmadığı, somut olayda B.K'nun 44.maddesinin uygulanma alanı bulunmadığı,

sözleşme kurallarına aykırı olarak davalının haksız fesih suretiyle sözleşme tarafına zarar verdiği gerekçesiyle, asıl ve ıslah ile açılan davanın kabulü ile toplam 7.272.947,89 TL'nın davalıdan tahsiline, birleşen davada davanın kabulü ile, 59.627.195,61 USD'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak gemilerin yurt dışında satışı neticesinde davalının kredi alacağını faiziyle birlikte tahsil ettiği, davacıların zararın artmasındaki müterafik kusurlarının % 20 oranında olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dairemizin 2008/10582 E, 2009/4282 K sayılı bozma ilamının (4) numaralı bendinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemece verilen ilk kararda davacı şirketlerin zararlarının belirlenmesinin ardından davalı bankanın da birleşen dava tarihi itibariyle kredi alacağı hesaplanarak davacı şirketlerin talep edebilecekleri zarar miktarından mahsup edilerek hüküm kurulmuş olup, anılan bu karar davacı şirketler tarafından temyiz edilmemiştir.

Dairemiz bozma ilamından sonra 10.05.2007 tarih 2007/321-7282 sayılı karar düzeltme ilamında da, mahkemece davada davalı bankanın kredi alacağının da hesaplanıp, bunun hesaplanan tazminattan indirilmesi cihetine gidilmesi nedeniyle davalı bankanın kredi geri ödemesinin tamamlanmasına kadar faiz isteyebileceğinin de gözetilmesi gerektiği belirtildiği halde bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda yine bu husus göz ardı edilmiştir.

Davalının haksız fiil sebebiyle tazminata mahkum edilmesi, kendi alacağının ortadan kalkması sonucunu doğurmaz. Davalı banka kredi alacağını faizli bakiyesi ile tahsil edecek, ancak bu tahsilatı yaparken izlediği hukuka aykırı yol nedeniyle doğan zararları tazmin edecektir.

Davalı banka alacağının faizli bakiyesinin 18.352.478,32 USD olduğu açık bir biçimde ortaya çıktığına ve hükmedilen tazminatın kapsamına göre anılan meblağın davacılar alacaklarından mahsubu gerekirken, davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacak biçimde bankanın faizli alacağını zaten tahsil ettiği şeklindeki hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

3-Öte yandan, asıl davada istem TL ve birleşen davada ise USD cinsinden olup bilirkişilerce zarar hesabı USD üzerinden yapıldığından asıl davada istenilen TL’nin USD cinsinden karşılığı gösterilip, birleşen davada hüküm altına alınan USD ile toplanarak tazminat hesabının denetimine imkan tanınmaması, yine asıl davada % 20 müterafik kusur indirimlerinde maddi hata yapılması ve bu arada davacı ...’nin zararının 10.902.591,63 USD olarak belirlenmesine ve adı geçen davacının asıl davasında bir kısım alacağının hüküm altına alınmış olmasına karşın birleşen davada yeniden 10.902.591,63 USD esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle mükerrer tahsilata yol açacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle dahi davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Nordbank A.G.'ye iadesine, 21.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1303, K. 2011/9245, 21 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1303
Karar No
2011/9245
Tarih
21 Temmuz 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/1303 K.2011/3886
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/1304 K.2011/9951
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/1304 K.2011/3887
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/1305 K.2011/3888
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/1305 K.2011/36185
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/1306 K.2011/3889

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.