KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13037 E., 2012/20283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/07/2011 tarih ve 2011/423-2011/670 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirketlere ait iki fabrika binasının davalı Bankaya olan borçları nedeniyle cebri satış sonucu davalı Bankaca satın alınarak mülkiyetine geçirildiğini, daha sonra müvekkili ile davalı Banka arasında düzenlenen 26.10.1999 tarihli protokolle Bankaya borçlu olan 10 kişinin kredi borçlarını karşılayacak biçimde 2.650.000 DM’nın 20 taksitte 30.06.2004 tarihine kadar ödenmesi, ödemenin tamamlanmasından sonra her iki taşınmazın müvekkiline devrinin kararlaştırıldığını, ancak döviz kurlarının beklenmedik artışı sonucu müvekkilinin sadece ilk 8 taksit tutarı 798.000 DM’yi ödeyebildiğini ileri sürerek,
798.000 DM'nın TL karşılığı 590 milyar TL’nın tenzili ile bakiye 310 milyar TL’nın depo edilmesi kaydıyla her iki taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini veya şimdilik 798.000 DM’nın tahsilini ve ayrıca ödenen 33.000.000.000 TL elektrik borcunun tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, 30.07.2001 tarihinden sonra davacının protokolden doğan edimlerini yerine getirmediğini, mücbir sebep bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada davalı şirketin protokolü 30.06.2001 tarihinde ihlal ettiğini, bakiye borcunu ödemediğini, anılan tarih itibariyle protokolün feshedildiğini, davalının taşınmaz üzerinde haksız şekilde tasarruf ettiğini ileri sürerek, taşınmazın müvekkiline teslimi ile 846.570.00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı şirket vekili, sözleşmenin tek taraflı feshedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da, davalının tutumu ile taşınmaz üzerindeki fabrikayı işletemediğini, ancak muhafazası için işçiler çalıştırdığını, onlara işçilik hakkı ödemek zorunda kaldığını bildirerek, 122.892.61 TL’nın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı-birleşen davanın davalısı şirketin protokolü ihlal eden taraf olduğu, dövizdeki artışın edimini yerine getirmesini engelleyen mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalı-birleşen davanın davacısından bir istemde bulunamayacağı, birleşen dosyada da davalı şirketin protokol ve ek protokoller ile ihtara gerek olmaksızın protokolün feshedilme yetkisinin tanınması karşısında dava tarihine kadar davacı Bankanın akdi feshetmediği ve taşınmazların teslimini de istemediğinden davacı bankanın ecri misil talebinde bulunamayacağı,
birleşen dosyadaki davalı-karşı davacı şirketin alacak isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada davacı Bankanın ecrimisil talebinin reddine, taşınmazların davacı Bankaya teslimine, davalı-karşı davacı şirketin alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13037, K. 2012/20283, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama