KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13189 E., 2011/17516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.06.2009 gün ve 2004/545-2009/203 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.05.2011 gün ve 2009/13259-2011/6515 sayılı kararı aleyhinde davacı ... ... vekili, davacı ... vekili ve davacılar ...,. ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette her biri 1.000 TL nominal değerde toplam 15.000 adet hisseye sahip olduğunu, şirketin 31.03.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında 293.592.609.528.463TL'nin ortaklara her 1.000TL'lik hisseye %58.718,52 oranında nakit kar payı olarak dağıtılmasına,
ortaklara dağıtılacak net karın S.P.K'nın 13.03.2003 tarih ve 13/291 sayılı kararı doğrultusunda 100.532.961.079.948-TL'sinin 1. taksit olarak 20.05.2003 tarihinde ve bakiye 193.059.648.448.515TL'nin 2. taksit olarak 19.09.2003 tarihinde ödenmeye başlanmasına karar verildiğini, 1. kar payı taksitlerinin 20.05.2003 tarihinde ödendiğini, 2. kar payı olan 5.768.314.500 TL'nin ödenmediğini ileri sürerek, 5.768,31 TL'nın 19.09.2003 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalarda davacılar vekilleri, benzer gerekçeyle davacı ... yönünden 3.861,19 TL, davacı ... ...yönünden 15.831,79 TL, davacı ... yönünden 3.861,19TL, davacı ... yönünden 19.417,97 TL, davacı ... yönünden 13.129,16 TL, davacı ... yönünden 3.861,19 TL, davacı ... yönünden 6.564 TL’nın tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, şirket ortağı olan davacının şirket aleyhine dava açmasının mümkün olmadığını, 12.06.2003 tarihinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nca müvekkili şirkete el konulduğunu, yönetim kurulunca ödemelerin mücbir sebep nedeniyle ertelenmesine karar verildiğini, bu nedenle muaccel olmuş borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirket yönetim kurulunun, şirket genel kurulunca dağıtılmasına karar verilen ve takibe konu 2. temettü dağıtılması kararını erteleme yetkisi bulunmadığı, imtiyaz sözleşmesinin feshi ve sonraki işlemlere, davalı şirketin basiretli bir
tacir gibi davranmayıp kendi kusurlu davranışları ile neden olduğu, bu kusurlu davranışlarının mücbir sebep niteliğinde hukuki bir koruma yaratmayacağı,imtiyaz sözleşmesinin feshinin iptali için açılan dava sonucunda feshin yerinde olduğunun Danıştay kararı ile kesinlik kazandığı, bilirkişinin mücbir sebep görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı ... ...vekili, davacı ... vekili ve davacılar ..., .... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ... ...vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacıların ortağı olduğu şirketten kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, TTK. 1460.madde hükmüne göre, ticaret şirketlerinde ortakların şirketle veya birbirleriyle olan ilişkilerinden doğan davalarda ve şirketlerin yönetim kurulu üyeleri, müdürleri, veya murakıplarına karşı bu yasanın yürürlüğünden sonra açılacak sorumluluk davalarında basit yargılama usulü uygulanır. Bu itibarla, HUMK. 507. ve 176/11. maddeleri hükmü gereği basit muhakeme usulünde süreler adli tatil içinde görülür ve tüm süreler bu arada temyiz ve karar düzeltme süreleri işlemeye devam eder.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ... vekili ve davacılar ..., .....ve ... vekilinin süresi geçirildikten sonra yaptıkları karar düzeltme istemli dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13189, K. 2011/17516, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama