KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13220 E., 2012/20175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2011 tarih ve 2010/114-2011/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli Converse, All Star, Converse All Star + şekil ve Cons markalarının sahibi olduğunu, davalının İpsala Gümrük Müdürlüğü'ne üzerlerinde müvekkiline ait marka ve işaretleri taşıyan 480 çift ayakkabının ihracı için müracaat ettiğini ancak ürünlere el konulup, 14.04.2010 tarihli gümrük işlemlerinin durdurulmasına ilişkin kararının, müvekkiline 23.04.2010 tarihinde bildirildiğini ileri sürerek,
davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespit ve men'ine, müvekkilinin markalarını aynen veya benzerlerini kullanmasının, bu markaları taşıyan malları üretmek, satmak vd. fiillerinin yasaklanmasına, markaları izinsiz taşıyan eşyanın imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla KHK'nın 66/b maddesine göre, davalının markayı kullanmak suretiyle elde etmesi muhtemel gelirden ibaret olan 1.000.00 TL'nin KHK'nın 67. maddesi uyarınca %25 artırılarak 1.250.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte ve 5.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, depolama,
ardiye ve imha masrafları ve diğer masrafların davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,müvekkilinin dava konusu ürünlerin üreticisi olmadığını, sadece dava dışı yabancı bir firmanın kendisinden marka belirtmeden istediği fiyata göre spor ayakkabısını temin ettiğini, emtianın satışa arz edilmeden ve zarar oluşmadan yakalandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilince davaya konu ayakkabıların orijinal olduğunun savunulmadığı ve akdi ilişki olmaksızın dava konusu markalar kullanıldığından 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61. maddeleri kapsamında markaya tecavüz eyleminin gerçekleştiği, bu konuda failin kasıt ya da kusurunun bulunmasının önemli olmadığı, aynı KHK'nın 62/b, 64 ve 66. maddeleri ile davalının TTK'nın 20. maddesi kapsamında basiretli bir tacir gibi hareket etmesi zorunluluğu dikkate alındığında 1.250.00 TL maddi tazminat isteminin dosya kapsamına uygun olduğu, davalının
eylemi nedeniyle, ihlal edilen markanın tanınmışlık derecesi, elde edilen ürün adedi, davalının tacir sıfatı, paranın alım gücü, hakkaniyet ilkeleri ve BK'nın 49. maddesine göre, manevi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının, İpsala Gümrük Müdürlüğü'ne 06.04.2010 günü giriş yapan 480 çift ayakkabıda Converse marka ve logosunun bulunduğunun belirlenmesi üzerine 14.04.2010 günü 02 sayı ile Gümrük Kanunu uyarınca durdurma kararı verilen bu ayakkabıların, davacının tescilli Converse marka ve logolarına tecavüz oluşturduğunun tespit ve men'i ile ayakkabıların imhasına,
1.250.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün Türkiye genelinde yayınlanan gazetede bir defa ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13220, K. 2012/20175, 7 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama