KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13227 E., 2012/20432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2009/275-2011/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile davalının maliki bulunduğu gayrimenkulün eski eser olması nedeniyle mimari röleve proje ve mimari restitüsyon projeleri ile restorasyon projeleri ve konu ile ilgili iş takiplerinin yapılması için anlaşma yaptıklarını, buna istinaden davalının müvekkiline vekaletname düzenlediğini, müvekkili tarafından ilgili yerlere başvurarak hazırladığı projenin onaylandığını ancak bu sırada davalının gayrimenkulü satmış olduğunu öğrendiğini, proje ve hizmet borçlarının ödenmesi için davalıya ihtarname gönderdiğini ancak cevap verilmediğini, Meslek Odası Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücret ve bedellerin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 6.500 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıyla sözleşme ve vekalet ilişkisine girmediğini, ayrıca 63 yaşında olduğunu ve verilmiş vekaletname varsa kardeşinin hilesi ile alınmış olabileceğini, davacıya sözlü veya yazılı bir talimat vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı ile davalı arasında vekalet ilişkisinin kurulduğu ancak vekaletnamenin içeriğinin mimari proje yapılmasına yönelik olmayıp iş takibine ilişkin olduğu, söz konusu vekaletnameye istinaden de proje yapılamayacağı, dolayısıyla vekaletnameye dayalı istemin hukuka uygun görülmediği,
davacının davaya dayanak yaptığı mimari projeleri oluşturduğu ve proje oluşturmaya yönelik anlaşmayı ileri sürdüğüne göre uyuşmazlığın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mimarın sözleşmede kararlaştırılan işlerin dışında yaptığı işin bedelinin yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre belirlenerek, zorunlu ve yararlı giderler yapıldığının ispatı halinde tahsil edilebileceği ancak somut olayda taraflar arasında vekaletname ilişkinin iş takibine yönelik olmasından dolayı bir proje oluşturulması yönünde yükümlülük vermediği,
bu kapsamda sözleşme dışında iş yapıldığının da kabul edilemeyeceği, bu durumda uyuşmazlığın sözleşme harici yapılan mimari proje bedelinin tahsiline yönelik olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında mimari proje oluşturulması yönünde bir anlaşma mevcut olmadığına göre davacının vekaletsiz iş görme hükümlerinden yararlanabilmesi için akdi ilişkiyi ispatlaması gerektiği, ancak davacının ispatlayamadığı, davalının da yemin ile akdi ilişkiyi reddettiği, ayrıca davacının projelerinin hayata geçmediğinden davalının projeler için elde ettiği bir menfaatinin de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13227, K. 2012/20432, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama