KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13391 E., 2011/16656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.10.2009 gün ve 2007/268-2009/608 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.06.2011 gün ve 2010/365-2011/7796 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Harbiye Şubesi'nde hesabı bulunduğunu, müvekkilinin rızası dışında bu hesaptaki dövizin bozdurulduğunu ve toplam 30.000 TL'nin 09.01.2007 tarihinde internet yoluyla çalındığını, bu miktarın yaklaşık 3.000 TL’sinin davalı banka tarafından iade edildiğini, ek güvenlik önlemleri almayan davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 26.900 TL’nin 09.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmetinin uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, mudiye internet bankacılığı kullanım esasları ve güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, kullanıcıya tanımlı şifrelerin banka sisteminden elde edilmesinin mümkün olmadığını, bu şifrelerin davacının elinden veya bilgisayarından temin edilmiş olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davalı banka ile davacı arasındaki internet bankacılığı sözleşmesi uyarınca yapılacak işlem limitinin 11.000 TL olmasına rağmen aynı gün ve dört dakika içerisinde davacıya ait döviz hesabındaki dövizin davacının bilgisi dışında bozdurulduğu ve toplam 30.000 TL’nin başka hesaplara havale edildiği, olayın gerçekleştiği tarihlerdeki teknolojik imkanlar çerçevesinde gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle söz konusu zararın meydana geldiği, davalının objektif özen yükümünü yerine getirmediği, zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 26.900 TL’nin 09.01.2007 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 28.06.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13391, K. 2011/16656, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama