KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13511 E., 2013/16141 K.·(Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2009/320-2011/241 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/09/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kendi otobüsleriyle “Bey Taşımacılık” logosu altında davalı şirketin personel taşıma hizmetlerini yapmakta iken davalı şirketin müvekkili şirketten bir otobüs satın alarak kendileri için çalıştırmasını istediğini, ancak müvekkili şirketin bankadan araç kredisi alamadığını, bunun üzerine davalı şirket yetkilisinin otobüsün kendi şirketleri üzerine alınmasını, kredi taksitlerinin aylık hak edişlerden mahsup edilerek kalanının müvekkili şirkete ödenmesini, kredi taksitleri bittikten sonra da otobüsün mülkiyetinin müvekkili şirkete devrini teklif ettiğini,
müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini ve davalı şirketin kullandığı kredi ile alınan otobüsün kendilerine teslim edildiğini, müvekkili şirketin hak edişlerinden 31.08.2007-31.08.2008 arasındaki dönem için davalı tarafından 30.315,16 TL'nin kesildiğini, ancak davalının hiçbir neden yok iken müvekkilinin elindeki otobüsü aldığını, müvekkilinin parasını ödediği otobüsün sahibi olamadığı gibi kredi taksiti olarak ödediği tutarları da davalıdan alamadığını ileri sürerek,
davalı şirket adına kayıtlı söz konusu otobüsün müvekkiline ait olduğunun tespiti ile otobüsün müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde ise davalının müvekkiline ait fatura bedellerinden keserek bankaya kredi taksiti olarak 12 ayda ödediği toplam 28.865,16 TL ile 1.450,00 TL benzin bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu otobüsün davalı tarafından satılmış olması nedeniyle davada sadece davalının kestiği kredi taksiti ve yakıt fişi bedeli toplamı olan 30.315,16 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının araca ait sorumluluklarını yerine getirmediğini, aracın borcunu ödeyemediğinden aracı müvekkiline bıraktığını, müvekkilinin aracı satıp, üzerine de para ekleyerek kredi borcunu kapattığını, davacıya borçlu değil, davacıdan alacaklı olunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken tutarın 2.588,75 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.588,75 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına kredi ile alınan otobüse ilişkin olarak davacının hak edişlerinden kesinti yapılarak ödenen kredi miktarlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Taraflar aralarında yaptıkları anlaşma ile banka kredisi kullanılarak davalı adına alınan otobüse ait kredi ödemelerinin davacının aylık hak edişlerinden kesinti yapılarak ödenmesi ve kredi borcu bittiğinde söz konusu otobüsün davacı adına tescilini kararlaştırmışlardır.Bu konuda esasen taraflar arasında bir çekişme de mevcut değildir.Uyuşmazlıkta çözümü gereken yön,
davalı adına alınan kredi ile davalı adına tescil edilen ancak ödemeler bittiğinde davacı adına tescil edilmesi kararlaştırılan otobüsün ödemelerinin tamamlanamaması nedeniyle davalıya kalması sonucu otobüs için davacının ödediği miktarların davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.Taraflar arasında yapılan anlaşma gereği bir süre davacının hak edişlerinden kesintiler yapılarak kredi taksitlerinin ödendiği bilirkişilerce de tespit edildiği gibi bu husus davalının da kabulündedir.Bu durumda taraflar arasında yapılan anlaşma ile anlaşmanın her iki tarafça da bir süre iyi niyetli olarak uygulanması ve edimlerin kısmen yerine
getirilmiş olması hususları da nazara alındığında davacının hak edişlerinden kesilerek yapılan kredi ödemelerinin otobüs kendisinde kalan davalıdan tahsil edilmesinin hak ve nesafet kuralları gereği olduğu da gözetilerek, davalının otobüs için yaptığı sigorta ödemeleri ile trafik harç ve ceza ödemeleri varsa bunlar indirildikten sonra davacının hak edişlerinden davalıya kalan otobüs için kesilen kredi tutarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13511, K. 2013/16141, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama