İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13610 K.2012/21498

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2011 tarih ve 2007/894-2011/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2011/13610Karar2012/21498Tarih21 Aralık 2012Okuma4 dk · 768 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/13610 E., 2012/21498 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Aralık 2012
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

768 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2011 tarih ve 2007/894-2011/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 29.06.2005 tarihinde süresiz acentelik sözleşmesine göre müvekkilinin sözleşme yapmaya, poliçe düzenlemeye, prim tahsiline ve bu hususlarda tüm işlemleri ifa etmeye yetkili kılındığını, ancak davalının müvekkilinin kusuru olmaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, dolayısıyla müvekkilinin 802.662.96 TL portföy zararı, ayrıca fesih ihbarının yapılmasından sonra üç aylık faaliyet sürecinde poliçe üretimini fiilen engellediğinden ve müşterilere doğrudan poliçe sattığından dolayısıyla prim komisyonu geliri elde etmesini engellemesi nedeniyle 494.711.43 TL maddi zarara,

taahhüt ettiği ek komisyon bedelini de ödememiş olması nedeniyle 379.009.57 TL ek komisyon kaybına, müvekkilinin müşteriler nezdindeki itibarının da sarsılmış olduğundan manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik portföy tazminatı olarak 10.000 TL, komisyon kaybı 10.000 TL, ek komisyon bedeli 10.000 TL ve manevi tazminat olarak 50.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre taraflardan herbiri diğer tarafa taahhütlü bir mektupla, üç ay evvelinden haber vermek şartıyla, sözleşmeyi yürürlükten kaldırılabileceğinin öngörüldüğünü, buna göre taraflardan herbirinin herhangi bir neden ile sürmeksizin her zaman fesih hakkının bulunduğunu, ayrıca sözleşmeye göre acentenin sözleşmenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle şirketten tazminat isteyemeyeceğinin kabul edildiğini, davacının müvekkilini zarara uğrattığını, ayrıca müvekkilinin prim alacağının söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara, bir acentenin sözleşmenin feshinden bir kusuru bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren sigorta sözleşmelerinden dolayı sigorta ettiren tarafından sigortacıya ödenen primler bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra mahrum kaldığı prim, komisyon ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, defter kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından prim alacağına da hak kazandığı,

davacının %5 ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL portföy tazminatının ve 494.711.43 TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline, %5 ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, davacının davadaki taleplerinin birisi de üç aylık sürede davalının kusuru nedeniyle poliçe düzenleyememesinden kaynaklandığı iddia olunan komisyon alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece alınan ilk raporda nasıl hesaplandığı bir şekilde davacının 494.711.43 TL komisyon alacağına hak kazandığı yolunda görüş bildirilmiş ise de, az önce belirtildiği üzere bu miktarın ne şekilde tespit edildiği raporda hüküm kurmaya ve yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, mahkemece de zaten bu rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmayarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması cihedine gidilmiştir.

Mahkemece alınan son raporda ise davacının komisyon alacağını hak kazanmadığı yolunda mütalaada bulunulmuştur.

Her ne kadar davacı tarafından iddia olunduğu şekilde daha önceki dönemde poliçe düzenleyen, poliçe yenilemesi yapan ve bu nedenle komisyon ve prime hak kazanan davacının bu dönemde herhangi bir poliçe düzenleyememesi, yenileme yapamaması hayatın olağan koşulları gereğince davalının kusuruna dayalı bir durum ise de, davacının, davalının belirtilen kusuru nedeniyle ne miktar zarara uğradığını TMK. 6. maddesi uyarınca kanıtlaması gerekir.

Bu itibarla mahkemece davacının bu dönemde davalının anılan eyleminin olmaması halinde ne miktar poliçe düzenleyebileceği ve buna dayalı olarak ne kadar kâr elde edebileceği, davacının geçmiş dönemler itibariyle performansı da göz önünde bulundurularak hesaplattırılıp ve bir kısım sigortalıların poliçe yenilemesinde davacıyı tercihten vazgeçebileceği olguları da gözönünde bulundurulmak suretiyle tespit ettirilip, bu meyanda 818 sayılı BK.

43. maddesi uyarınca bir hakkaniyet indiriminin gerekip gerekmediği tartışılmak ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Öte yandan, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda portföy tazminatının hesabında ikili bir hesaplama tarzı benimsenmiş, birinci hesap tarzına göre davacının 279.833.05 TL, ikinci hesap tarzına göre ise 614.965.18 TL portföy tazminatına hak kazandığına işaret olunmuştur. Her ne kadar mahkemece bilirkişinin ikinci hesap tarzına göre tazminata hükmedilmiş ise de, karar yerinde birinci hesap tarzına niye itibar edilmediği, neden ikinci hesap tarzına itibar edildiğinin gerekçesi gösterilmiş değildir. Bu itibarla davalının bu yöne ilişkin itirazları da nazara alınarak fesihten sonra davacının ne miktar portföy tazminatı isteyebileceği hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması için kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazların reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13610, K. 2012/21498, 21 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13610
Karar No
2012/21498
Tarih
21 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/13614 K.2012/13383
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/13625 K.2012/19636
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13626 K.2012/31676
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/13631 K.2012/24871
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13633 K.2012/21193
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/13643 K.2012/13755

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.