KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13634 E., 2011/15988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2010/130-2010/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı (karşı taraf) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu) vekili, müvekkilinin mal kaçırma ihtimalinin olmadığını,
alacaklı olduğunu iddia eden bankaya ipoteğinin bulunduğunu, bu ipoteğin borcu karşılamaya yeterli olduğunu ileri sürerek 45.270 TL tutarındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yatırılan teminatın tedbiren iade edilmemesini talep etmiştir.
Karşı taraf (alacaklı) vekili, muteriz borçlunun banka çalışanı Mustafa Kahraman ile işbirliği içinde, müvekkili bankadaki hesaplarından internet bankacılığı yoluyla usulsüz şekilde para aktarımları yaptığını, her ikisinin de Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanık olarak yargılandıklarını, bu suretle müvekkilinin zarara uğratılarak haksız kazanımlar elde edildiğini, borcun haksız fiilden kaynaklanmış olması sebebiyle alacağın muaccel olduğunu savunarak istemin reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararına konu borcun ipotekle teminat altına alındığı gerekçesiyle istemin (davanın) kısmen kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı (karşı taraf) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Talep, İİK’nun 265. maddesi çerçevesinde, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz konusu alacağın ipotekle teminat altına alınmış olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, bir sureti dosyada mevcut 13.6.2008 tarih 1091 yevmiye nolu resmi senet ile borçlu ...’in sadece alacaklı bankadan kullandığı yahut kullanacağı ticari kredilerin teminat altına alındığı, bunun yanında bizatihi ipotek veren taşınmaz malikinin bankaya olan ve her türlü nedenden ötürü doğmuş / doğacak borçlarının temin edildiği, taşınmaz maliki için verilen bu teminatın borçlu ... ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı açıkça görülmekte olup, alacağın rehinle temin edilmiş olduğundan bahisle ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, ihtiyati haciz kararına itiraz, esastan görülmesi gereken ayrı bir dava olmayıp, itirazla ilgili incelemenin ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden yapılması gerekirken ayrı bir esasa kaydedilmek suretiyle yapılması doğru olmadığı gibi itiraza verilen cevapta, ihtiyati haciz kararından sonra alacaklı banka tarafından açılmış bir alacak davasından bahsedilmiş olmakla, bu davanın ihtiyati haciz kararına itirazdan önce açılmış olması halinde, İİK’nun 264/3. maddesi uyarınca,
itirazın açılan alacak davasında ve o davayı gören mahkemeye yapılması gerekip gerekmediği hususu incelenmeksizin karar verilmiş olması da usule aykırıdır. Re’sen gözetilmesi gereken bu hususlar nazara alınmaksızın verildiği anlaşılan yerel mahkeme kararının bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13634, K. 2011/15988, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama