KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1364 E., 2012/10910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 tarih ve 2008/180-2010/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların maliki ve sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinden...ile...'in çocuğu, diğer davacının ise kardeşi olan ...'ın meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini ileri sürerek, 4.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen, her bir davacı için ayrı ayrı 1.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.03.2010 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, davacı ... yönünden 25.037,35 TL, davacı ... yönünden 34.962,65 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sigorta poliçesindeki limitle sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların maliki ve sigortacısı oldukları aracın yaptığı kaza neticesinde davacılar...ile...'in çocuğu, diğer davacının kardeşi olan ...'ın hayatını kaybettiği, davacılar ... ve ...‘ın ölenin desteğinden yoksun kaldıkları, davacı ...’ın ölenin kardeşi olup, kural olarak kardeşlerin kardeşlere karşı bakım ödevi bulunmadığı, davalı ... şirketinin temerrüde düşürülmediği ve ıslah tarihinden itibaren faizden sorumlu bulunduğu,
manevi tazminat isteminin de haklı olduğu gerekçesiyle davacı ... için 25.037,35 TL, davacı ... için 34.962,65 TL maddi tazminatın davalı ...'den 13/10/2007 tarihinden itibaren, davalı ...
AŞ'den 19/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, her bir davacı için 1.000,00'er TL manevi tazminatın 13/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı taraf gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde istenilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş olup mahkemece, davalı ... şirketinin temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle hüküm altına alınan maddi tazminata ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Ancak, davadan önce temerrüde düşürülmediği uyuşmazlık konusu olmayan davalı ... şirketinin, işbu davanın açılması ile temerrüde düştüğünün kabulü ile hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden hesaplanan vekalet ücretinden, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıların müteselsilen sorumlu bulunduklarının gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1364, K. 2012/10910, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama