KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13645 E., 2012/21596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2011 tarih ve 2006/296-2011/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette kurucu ortak olarak çalıştığı dönem içerisinde "SANDER" markasını TPE nezdinde 08/08/2000 tarihinde 2000/16504 sayılı marka tescil belgesi ile tescil ettirdiğini ve o tarih itibariyle on yıl süre ile markanın koruma altına alındığını, müvekkilinin bilahare şirket hisselerini devrettiğini, yapılan devir sözleşmelerine istinaden şirket hissedarlarından .....ile bir protokol imzalandığını ve bu protokol ile müvekkilinin soyadı olan SANDER ibaresinin şirket unvanından çıkarılacağı ve bu değişikliğin ticaret sicili nezdinde tescil edileceği hususunda anlaşmaya varıldığını,
davalının taraflar arasında yapılan söz konusu protokolü ihlali üzerine, davalıya Beyoğlu 19. Noterliği'nin 18/08/2003 tarih ve 93373 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak ihtarnameye rağmen ihlallerin devam etmesi üzerine,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve İstanbul FSHCM'nin 2003/1917 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve halihazırda davanın devam ettiğini, söz konusu davanın devamı sırasında, davalı şirketin 15/02/2005 tarihinde dava dosyasına, "SANDER" markasını 6. ve 11. sınıflar için tescil ettirdiklerini bildirir dilekçe sunduğunu, davalının hakkında açılan davadan kurtulabilmesi için kötü niyetli olarak bu tescili yaptırdığını iddia ederek, davalı adına tescilli "SANDER" ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına 2003/25743 sayı ile tescilli makanın "SANDER" ibaresinden müteşekkil olmadığını, müvekkiline ait markanın "Sander Cubicle ve Aksesuar Sistemleri SANDER + Şekil" ibaresi ile olduğunu, müvekkili markası ile davacı markası arasında bir benzerliğin bulunmadığını, her iki markanın farklı mal ve hizmetler sınıfında tescil edildiğini ve markaların görsel olarak da birbirine benzemediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Sander ibareli markanın davacı şirkete ait olduğu, davaya konu markanın hali hazırdaki tescilli sahibinin önceki ortağı olması sebebiyle de KHK'nin 43. maddesi gereğince zarar gören konumunu taşıdığı ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğu,
her ne kadar, davaya konusu markada koyultulmuş kare şeklinin içerisinde insan figürleri şekli konulmuş ve bu şeklin alt kısmına Sander Cubicle ve Aksesuar Sistemleri ibaresi yazılmış ise de, bu markada kare şekli içindeki Sander ibaresinin büyük harflerle yazıldığı ve marka bütünsel olarak değerlendirildiğinde kare içindeki diğer şekillerle birlikte ön planda olduğu ve markanın esaslı unsuru niteliğini taşıdığı, alt kısımdaki sander ibaresinin küçük harflerle yazılmış olmasının yukarıdaki yazıyı gölgeleyemediği,
dolayısıyla davacı yanın sander markası ile ilişkisi olduğunun tüketicilerce düşünülebileceği, kaldı ki davacı şirketin yetkilisi olan Bülent Şimşek'in davacı hisselerini devraldıktan sonra yaptığı protokolde davacının soyadı olan Sander ibaresini davalı şirketin unvanından dahi çıkaracağını tahhüt ettiği, bu halde de davalının protokole rağmen daha sonra yaptırmış olduğu marka tescilinde aynı ibareyi kullanmasının Medeni Kanun'un 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile,
davalı adına tescilli 2003/25743 sayılı Sander + Şekil ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, imzaladığı protokolle "Sander" ibaresini ünvandan çıkarmayı kabul eden ve tek başına şirketi temsil yetkisi bulunan ...'in ünvanı terkin etmediği gibi, davalı şirketin bu ibareyi marka olarak tescil ettirmesinin de kötü niyetli bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13645, K. 2012/21596, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama