KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13666 E., 2012/14902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 tarih ve 2008/33-2010/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sigorta acentesi olduğunu, müvekkili tarafından davalıya ait araçlar için bir yıl süreli zorunlu mali sorumluluk ve kasko sigorta poliçeleri düzenlendiğini ancak davalının söz konusu poliçe prim borçlarını ödemediğini ileri sürerek, 3.534 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 119/2 maddesi uyarınca doğrudan kendi adına dava açma hakkı olmadığı halde davayı doğrudan kendi adına açmış olması ve sigorta şirketi tarafından sigorta prim alacağının davacı acenteye temlik edildiğine dair herhangi bir belge de sunulmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk ve kasko sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta şirketi yetkili acentesi olduğunu, müvekkili tarafından davalıya ait araçlar için zorunlu mali sorumluluk ve kasko sigorta poliçeleri düzenlendiğini ancak davalının söz konusu poliçelerin prim borçlarını ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama aşamasında, davacı vekili tarafından davalı tarafça ödenmesi gereken prim borçlarının dava dışı sigorta şirketine ödendiği yönünde beyanda bulunulmuştur.
Bu durumda, mahkemece değinilen husus üzerinde durularak, davacının davalı tarafça ödenmesi gereken prim borçlarını ödeyip ödemediği belirlendikten sonra somut olayda vekâletsiz işgörme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13666, K. 2012/14902, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama