KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13673 E., 2012/20463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2007/418-2011/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kuyumcu olduğunu, davalı banka ile müvekkili arasında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin işyerinde 08/07/2005 tarihinde davalı bankaya ait pos cihazı ile 3 adet alışveriş gerçekleştirildiğini, müvekkilinin müşterilerin kimliğini kontrol ederek kredi kartı hamili olduklarını teyit ettiğini, fatura düzenlediğini, pos cihazının onay vermesi üzerine satışa konu malı teslim ettiğini ancak, davalı bankanın bu alışverişlere ilişkin bedeli kendisine ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 8.350 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait üye işyerinde 3 ayrı kredi kartı ile işlem yapıldığını, bu işlemlerden John Albert adına kesilen slip miktarının 4.450 TL olmasına rağmen aynı kişi adına kesilen faturanın 4.500 TL olduğunu, davacıya ait üye işyerinde yabancı kredi kartıyla yapılan harcamalarla ilgili olarak,
kartların ait olduğu yabancı banka tarafından işlemin sahte olduğuna dair bildirim yapıldığını, yurt dışı banka tarafından bu kartlarla yapılan işlemlere itiraz edildiğini, davacı işyerinin diğer bankalardan aldığı pos cihazıyla sahte menşeili yurtdışı kartlarla işlem yaptığının öğrenilmesi üzerine üye işyeri hesabının bloke edildiğini, üye işyerinin sözkonusu işlemlere itiraz etmesi üzerine blokede bekleyen tutarın geçici hesaba alındığını,
taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi uyarınca slip bedelinin herhangi bir nedenle karşılıksız çıkması veya Türkiye dışındaki ülkelerce çıkarılmış kartlarla yapılan alışverişlerde yurtdışından transferlerin yapılamaması gibi durumlarda, üye işyerinin kendisine ödenen slip bedellerini temerrüt faiziyle birlikte geri ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 1.500 TL bedelli işlemin sahte kartla yapıldığına dair duyuru bulunmadığı, bu miktarın davalı bankaca davacıya ödenmesi gerektiği, 2400 TL ve 4.450 TL meblağlı işlemlerin ise sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiği, davacının kredi kartındaki kimlik bilgilerini karşılaştırmak, imza kontrolü yapmak, kartın tahribata uğrayıp uğramadığını tespit etmek, şüpheli durumlarda kredi kartı üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerindeki bilgileri karşılaştırmakla yükümlü olduğu,
davalı bankanın da işlemin sahte kartla yapılmasına rağmen onay (provizyon) vermesi nedeniyle sorumlu olduğu, her iki tarafın zararın meydana gelmesinde yarı oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.925.00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13673, K. 2012/20463, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama