KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13775 E., 2012/3495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.06.2010 tarih ve 2009/486-2010/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı Şirket vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 25.09.2008 tarihinde müvekkillerinin içinde yolcu olarak bulundukları maliki davalı şirket olan ve dava dışı ...'ın kullandığı araç ile davalı ...'a ait olan dava dışı...'ın kullandığı aracın çarpışmaları sonucunda müvekkillerinin her ikisinin de ağır bir biçimde yaralandığını, müvekkillerinin yaşadığı acı ve üzüntü nedeniyle müvekkili ... için 30.000,00-TL, müvekkili ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda fazla kusuru bulunmadığını, davanın sigorta şirketlerine yönetilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., kazadan önce aracını dava dışı...'a sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların kaza yapan araçta yolcu oldukları ve kaza nedeni ile yaralandıkları, büyük üzüntü duydukları gerekçesiyle davalı şirkete açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ... için 10.000,00-TL, davalı ... için 3.500,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, diğer davalı ... kazadan hemen önce aracını dava dışı...'a sattığından hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve davalı şirket vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılardan ... ve davalılardan Gimsa Ltd. Şti.’nin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı ...’ün temyiz itirazlarına gelince, BK'nun 47 nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak
sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.
Dosyadan davacı ...’ün %42 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır. Olayın meydana gelişi ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden verilen kararın davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13775, K. 2012/3495, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama