KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13808 E., 2012/19965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.06.2011 tarih ve 2010/236-2011/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun sigortalısı...’un 02.07.1996 tarihinde vefat ettiği halde emekli aylıklarının 22.10.2002 tarihine kadar davalı tarafından verilen ATM kartı ile çekildiğinin anlaşıldığını, davalının taraflar arasında yapılan protokole aykırı davranarak zarara neden olduğunu ileri sürerek, 7.035,44 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının sigortalısı ölü kişiye ait emekli aylıklarının çekildiği 23.07.1996-25.12.2001 tarihleri arasında davacı ile aralarında protokol olmadığını bu nedenle müvekkilinin bu dönemde hak sahibinin sağ olup olmadığını tespit etme konusunda yükümlülüğü bulunmadığını, 25.12.2001-22.10.2002 tarihleri arasında kalan dönem içinde davacı ile aralarında imzalanan protokole de aykırı davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozmasına uyularak iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun sigortalısı...'un vefat etmesine rağmen davalı bankanın tanzim ettiği ATM kartı ile emekli aylıklarının çekilmesine devam edildiği, davalının, davacı ile aralarında düzenelen protokole aykırı davrandığı, bu suretle davacı kurumun zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.035,44 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, 1996 yılından sözleşmenin yapıldığı 2001 yılına kadar taraflar arasındaki ilişki, yazılı bir sözleşme olmadan sürdürülmüş bulunmaktadır. Her ne kadar davalı bankanın ölü kimse adına ödeme yapması, banka yönünden bir kusur teşkil etse de bu dönem bakımından davacının da, sigortalısının ölüp ölmediğini denetlememesi müterafik kusur teşkil eder. Mahkemece bu oran tespit ettirilip, bu dönem bakımından buna nazaran bir hüküm oluşturmak gerekirken, bu dönemde çekilen paraların tamamından davalı Banka'nın sorumlu tutulması doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13808, K. 2012/19965, 5 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama