KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13952 E., 2012/20327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.06.2010 tarih ve 2007/585-2010/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Demsaş Dekorasyon Mobilya Şirketinin, alacağına karşılık olarak aldığı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibine geçildiğini, borçlulara ait menkul ve gayrimenkul haczi yollarının denendiğini ancak borçluların hiçbir mal varlığının bulunamadığını, takibe konu çekin keşidecisi ...’in sahte nüfus kağıdı ile davalı bankada çek hesabı açtığını, davalı Banka'nın çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken basiretsiz davrandığını, gerekli araştırmanın dahi yapılmadığını, Demsaş Dekorasyon Mobilya Şirketi tarafından başlatılan icra takip dosyasındaki alacağın müvekkili davacı tarafından temlik alındığını ileri sürerek, 8.600.00 TL’nın en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu edilen çekin, karşılıksız kaydı düşüldükten sonra, son ciranta ile müvekkili bankanın karşılıksız kaydı arasına kaşe ve imza atılarak, tamamen yasaya aykırı bir biçimde dava dışı Demsaş tarafından ciro edilerek icraya konulduğunu, usulsüz ciro nedeniyle, temlik edildiği beyan edilen icra dosyasında alacaklı sıfatının dahi bulunmadığını, müvekkili bankanın çek karnesi vermeden önce gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini ve yasanın aradığı tüm şartları yerine getirdiğini, çek bedelini tahsil etmek için gerekli tüm yasal yolların tüketilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, çekin arka yüzü incelendiğinde, çekten doğan alacağı temlik eden dava dışı Demsaş Şirketinin kambiyo ilişkisine dahil olmadığı ve bu nedenle de çekten dolayı alacaklı sıfatının bulunmadığı, davacının yetkili hamil olarak 28.6.2006 tarihinde muhatap bankaya ibraz ettiği çekten doğan bir alacağı çok daha sonra 16.8.2007 tarihinde temellük etmesinin düşünülemeyeceği, ayrıca davaya konu olan çekin keşidecisi olarak gözüken ...'in gerçek olmadığı,
sahte bir çek keşidesi bulunduğunun ortaya çıkmasından sonra davacının, çekten dolayı alacağı temellük edip, bu sefer de çek hesabının sahte belgelerle açıldığı iddiası ile muhatap bankanın kusurlu olduğunu ileri süremeyeceği, keza çekten dolayı doğan alacağın temlikinin, çekin sahte olduğunun ortaya çıkmasından sonra gerçekleşmesine rağmen, davalı Banka'nın
kusurlu olduğunu ileri sürme hakkının da temlik edildiği sonucunu doğurmayacağı, bu nedenlerle sahte belgelerle çek karnesi verilmesi sureti ile davacının zarara uğradığı iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13952, K. 2012/20327, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama