KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13964 E., 2011/17019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2009 gün ve 2007/213-2009/34 sayılı kararı onayan Daire’nin 07/07/2011 gün ve 2009/8604-2011/8560 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının çeşitli gıda maddeleri üretim ve pazarlaması ile uğraşan sektörün önde gelen kuruluşlarından olup "Pınar" ibareli yurtdışı ve yurtiçi tescilli çok tanınmış markaların sahibi olduğunu, ilk olarak 05.11.1975 te tescil edilen markanın yenilenerek 088548 numarasını 05.11.1995 te aldığını, bu markaların tescil edildikleri emtiaların, davalının dava konusu edilen markasını da kapsadığını, bu anlamda 21.12.998'den itibaren 204843 mumaralı ve 24.6.998'den itibaren 98-008427 numaralı "Pınar" markalarının bulunduğunu, öte yandan davacı şirketin "...
Sanayi A.Ş." şeklinde tescilli ticaret ünvanı ile de kendisini tanıtmış olduğunu, 1973'de kurulduğu andan itibaren yoğun reklam çalışmaları ile şirketin tanınmış olduğunu, Türkiye çapında ticaret ünvanı için tanınmış yasal korumudan yararlandığını, davalılar tarafından Ege Bölgesi'nde üretim yapan firmadan "Pınar" markasının devralındığını ve bu marka ile üretim yapacakları yolunda faaliyetlere geçildiğinin 24.03.2005 tarihli Dünya Gazetesi ve Ticaret Gazetesi'nde çıkan haberlerden öğrenildiğini, bu haberlerde "BYS Holding Pınar ile Yağ Sektörüne giriyor" denildiğini, yaptıkları araştırmada dava dışı Uçar Yağ San. ve Tic.
A.Ş.'den, ilk kez 1977'de ayçiçek yağı emtiasında kullanılmak üzere tescillenen "Pınar" markasının davalı ... Tic.
A.Ş.'nce devralındığını öğrendiklerini ve aynı şirketin TPE'ne başvurarak "Bir Nesil Bizimle Büyüdü" ibaresini tescile kalkıştığını, bu sloganın kendilerine ait "Bir Nesil Bizimle Büyüdü" sloganı ile birebir aynı olduğunu, davalının kötüniyetli ve haksız avantaj sağlama gayretinde olduğunu, davalının kendi ürünlerini, Pınar'ın ürünlerinin kisvesine büründürme, tüketicileri aldatma, Pınar'ın tanınmışlığından avantaj elde etme gayreti içinde olduğunu, davalının Pınar markasını,
dava dışı Şirketten devraldıktan sonra "www.bys.com.tr." adresinde yer alan internet sitesinde "Pınar" markasına yer verdiklerini ve tescilden uzaklaşarak davacı markalarına benzer biçimde yazdıklarını, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, marka haklarını ihlal ettiğini belirterek, davalı adına TPE'de 95607 tescil no ile ayçiçek yağı emtiası için tescilli "Pınar" markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, gazetede ilanına, haksız rekabetin tespiti ve durdurulmasına karar verilmesini, maddi durumun giderilmesini yanlış ve yanıltıcı durumun düzeltilmesini, hükmün ilanını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, internet ortamında tescilli markadan uzaklaşılarak sözcük karakterlerini değiştirerek marka kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı gerekçesiyle bu durumun tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, bu hükmün yasal gereklerinin yürümesine, davalı markasının hükümsüzlüğü isteminin reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itidazları reddedilerek, hüküm Dairemizce 2009/8604 Esas 2011/8560 Karar sayılı ilamımızın 2. bendinde yazılı gerekçelerle davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme istemiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13964, K. 2011/17019, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama