KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13997 E., 2012/20570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 tarih ve 2009/237-2010/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin özellikle inşaat sektöründe faaliyet gösteren, ülke çapında tanınan bir firma olup, uzun yıllardır "ENKA" markasıyla tanındığını, davalı şirketin “ENK İNŞAAT estetik değerler+şekil" ibaresinin 19. ve 37. sınıflarda marka tescil başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın 19. sınıf emtialar yönünden nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "ENKA" markası tanınmış marka olduğundan, başvurunun tüm sınıflar yönünden reddinin gerektiğini, öte yandan davalının ticaret unvanının da müvekkilinin ticaret ünvanının neredeyse aynı olup,
davalının müvekkilinin marka ve ticaret ünvanından doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2009-M-3089 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne, davalının ticaret ünvanının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının itirazının reddedildiği 19.sınıf mallarla davacının markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olduğu kabul edilse dahi, davalının davacı markasının ticari itibarından haksız yararlanmasının söz konusu olmayacağını savunmuştur.
Davalı ENK İnşaat A.Ş. vekili, müvekkilinin başvurusu ile davacı markasının benzer olmadığını, TPE tarafından benzer mallar başvuru kapsamından çıkartıldığından başvurunun son haliyle davacı markasına iltibas oluşturmayacağını, her iki markanın hedef kitlesinin markaları kolaylıkla ayırt edebileceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, tarafların markalarının işaret olarak benzer olduğu, ancak başvuru kapsamındaki 19. sınıf mal ve hizmetlerle davacı markasının kapsadığı 37. sınıf hizmetler benzer olmadığından, markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında benzerlik ve iltibas bulunmadığı, davacının ticaret ünvanının da davalı markasının tesciline engel oluşturmadığı, bununla birlikte davacı markasının inşaat sektöründe tanınmış marka olup, davalı markası ile davacı markası arasında bağlantı kurulması,
davalının davacı markasının tanınmışlığından yarar sağlaması ve davacı markasının itibarına zarar vermesi ihtimalinin bulunduğu, buna karşın davalının ticaret ünvanını kullanmasına uzun süre sessiz kalan davacının ticaret ünvanının terkinini isteme hakkının sessiz kalmakla sona erdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK’nun 2009-M-3089 sayılı kararının davacı itirazının reddine ilişkin bölümü itibariyle kısmen iptaline, davalının marka başvurusu işlemden kaldırıldığından ve tescil gerçekleşmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13997, K. 2012/20570, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama