KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1401 E., 2012/9949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/11/2010 tarih ve 2009/630-2010/622 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 24.09.2004 ve 16.12.2005 tarihlerinde Muğla Merkez ile bağlı ilçe, belde ve köylerde endeksörle endeks okuma hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesinde yazılı olan hizmetlerin davacı tarafından eksiksiz olarak yürütüldüğünü, sözleşmenin 15.01.2007 tarihinde sona erdiğini, davacı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalının bir kısım hizmetlerin karşılığını ödemediğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin toplam 4.510.736 aboneyi okumuş olmasına karşın 3.973.602 abone için ödeme yapıldığını,
573.134 abone için 142.462,66 YTL tutarında ödeme yapılmadığını ileri sürerek, bu meblağın avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği 08.06.2007 tarihli dilekçe ile faturaların yeniden incelenmesi sonunda bir kısım okumaları için 60.000,00 YTL ödeme yapıldığını belirterek bu miktar isteklerinden vazgeçtiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete anılan her iki sözleşmeye uygun şekilde 4.195.581 adet okuma için ödeme yapıldığını, davacının 24.9.2004 tarihli sözleşmeyi dürüstlük kuralına aykırı şekilde yorumlayarak bu dönemde ödenen hak edişlere tahakkuksuz ve 25 kwh altında tüketimi kalıp da fatura çıkarılmayan abone okuma işlemleri için ek bedel talep edildiğini, endeks okuma işi için gerekli bedelin ödendiğini ve alacak borç ilişkisinin kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 82.374,34 TL'nın avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin 60.000,00 TL kısmının feragat nedeniyle, kalan kısmının da ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1401, K. 2012/9949, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama