KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14015 E., 2013/11105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/02/2011 tarih ve 2010/15-2011/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1995 yılından bu yana turizm ve otelcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu amaçla “The Ambassador” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkilinin markasının aynısı olan “Limak Ambassadore” ibaresini aynı sınıflar yönünden tescil ettirdiğini ayrıca tescilli markasından çok müvekkilinin markasına benzer bir kullanım yaptığını, bu şekilde müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına ve ref’ine, markanın kullanıldığı her türlü materyalin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markasının davacıya ait markadan farklılık arzettiğini, müvekkilinin “Limak” ibaresini markanın başına koymak suretiyle değişiklik yaptığını, ayrıca davaya konu markaların yazım şekli ve büyüklüklerinin birbirinden farklı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından kullanılan “Limak” ibaresinin davalı şirketin dahil olduğu grubun ve ticaret unvanının ayırt edici ilavesinden ibaret olarak markasını davacı markasından uzaklaştıramadığı, markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik olduğu ve bir bütün olarak bıraktıkları intibaın da benzer olduğu, yiyecek içecek sağlanması ve konaklama hizmetlerinden ibaret aynı veya aynı tür hizmetler üzerinde kullanılmaları halinde halk tarafından bu markalar arasında bağlantı kurma ihtimali dahil, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
bu haliyle 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi çerçevesinde davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dosya içerisine mevcut broşür, ilan, dosya, zarf, blok not, antetli kağıt, fatura ve makbuzlardan davacı markasının isminin yer aldığı ancak “ambassador” ibaresinin davalının markası ile birebir aynı yazım tarzında kullanıldığı,
aynı şekilde davalı otelin kuru temizleme fiyat listesi, odalara konulan hoş geldiniz yazıları ve otel isminde Limak ibaresinin kullanılmamış olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının “Ambassador” ibaresini el yazısı karakteri ile davacının markasının yazım karakterine benzer şekliyle kullanımının durdurulmasına ve bu kullanımları taşıyan ilan, reklam, broşür, tabela gibi her türlü materyalin toplatılmasına, söktürülmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14015, K. 2013/11105, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama