KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14044 E., 2012/21239 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2011 tarih ve 2010/124-2011/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde "yeni" ibaresinin 33.sınıfta marka olarak tescili talebiyle başvuruda bulunduğunu, tescil talebinin nihai olarak YİDK tarafından "yeni" ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 7/1(a) ve (c) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksun olduğu ve tanımlayıcı bulunduğu, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmadığı gerekçesiyle reddettiğini, oysa başvurunun ayırt edici olduğunu KHK'nın 7/son hükmü uyarınca kullanımla ayırt edicilik sağladığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "yeni" ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 7/1(a) ve (c) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksun olduğu ve tanımlayıcı bulunduğu, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmadığı, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının başvurusunu oluşturan “yeni” sözcüğünün, her türlü mal veya hizmet için “yeni mahsül ve yeni tür hizmet; üretim veya hizmet tarihinin türünün yeni olması" anlamlarında kullanılabileceği gibi, her türlü mal/hizmet için cins, tür, nitelik belirten doğrudan tanımlayıcı bir işaret olduğu; bu yönüyle, “yeni” sözcüğünün “tek başına” somut ayırt edicilikten ve başvurunun emtia listesinde bulunan, başta “Rakı” olmak üzere, “biralar” hariç 33. sınıf kapsamında bulunan “Her türlü alkollü içecekler” bakımından da tasvirî bir işaret olduğu;
dolayısıyla, münhasıran “yeni” ibaresinden oluşan işaretin, marka olarak tescilinin 556 sayılı KHK’nin 7/1-c hükmü uyarınca mümkün olmadığı, davacının 556 sayılı KHK’nin 7/son hükmü uyarınca kullanımla ayırt edicilik kazandığı iddiasını ispat için sunulan tüm delillerin “yeni rakı” markasının kullanımına ve tanınmışlığına ilişkin deliller olduğu, tescili istenen işaretin, tescil kapsamındaki mallar yönünden münhasıran marka olarak kullanımına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14044, K. 2012/21239, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama