KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14061 E., 2011/17393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 gün ve 2010/59-2010/594 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/07/2011 gün ve 2011/1303-2011/9245 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı Banka'nın selefi olan dava dışı bankadan kullanılan kredi borcu henüz muaccel hale gelmeden müvekkillerine ait ipotekli gemilerin seferden alıkonularak tutuklandığını, müvekkillerinin bakiye borcunun çok üzerinde değeri bulunan gemilerin düşük bedelle satılmaya çalışıldığını, gemilerin çalışmaması nedeniyle zararın giderek arttığını, bildirerek şimdilik 50 milyar TL tazminatın tahsilini talep etmiş; birleşen davada ise gemilerin yurtdışında çok düşük fiatla satıldığını bunun yeni bir zarar kalemi oluşturduğunu ileri sürerek tüm zararlar için (50.000) USD'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili asıl davadaki istemini (7.272.947.899,071) TL sına, birleşen davadaki istemini ise(59.627.195,61) USD'na artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulune dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme talep etmişlerdir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacılar vekili, davalı Banka'nın selefi olan dava dışı bankadan kullanılan ve henüz muaccel hale gelmemiş kredi borcu nedeniyle gemilerinin evvela elkonulup bilahare satılmak suretiyle müvekkillerinin zarara uğradıklarını bildirerek tazminat talep ettiğinden ve 27.07.2004 tarihli ilk bilirkişi kurulu raporunda, zararın miktarının belirlenmesi için kredi borcunun düşülmesi gerektiğinin belirtilmiş olmasına,
bu raporun ibrazından sonra “..... bilirkişiler her bir geminin bankaya olan borçlarını belirleyip bu borçları tesbit ettikleri tazminatlardan mahsup ederek net zararın ne olması gerektiğini göstermişler...” şeklindeki ifadelerin yer aldığı 24.08.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile belirlenen bu miktarlar üzerinden davanın ıslah edilmesi suretiyle bu hususun davacılar vekillerince de benimsenmiş olmasına,
bu rapora dayalı olarak verilen ilk mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilip davacı vekilinin onama talep etmesi nedeniyle bu hususta davalı yararına usulü müktesep hakkın da oluşmuş bulunmasına,esasen de davalı bu alacağı elde etmek için usulüne uygun olmayan işlemlerle gemileri sattırmış ise de hesaplamada gemilerin o tarihteki gerçek değeri ve davacının diğer zararları tazminat kapsamında nazara alındığından, davacının elde ettiği yararın da (kredi borcunun sönmesi) zararla fiil arasındaki illiyet bağı içinde mahsubu işlemi (denkleştirme) yapılarak net zararın hesaplanmasının doğru bulunmasına,
Dairemizin 2008/10583 E – 2009/4282 K sayılı bozma ilamına karşı davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 2009/8060 E – 2010/3 K sayılı kararında davacı vekilinin karar düzeltme itirazı kabul edilerek davalı vekilinin temyiz aşamasında inceleme dışı bırakılan zararın kapsamı ile ilgili temyiz itirazlarının incelemesinin yapılmış olmasına,bu kapsamda davacıların borcunun düşülmesine ilişkin temyiz bozma ilamının (4) nolu bendinin de kabul şekli itibariyle bozma yerine esastan bozmaya dönüştürülmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına,
zarar hesabında gözönüne alınması gereken davalı banka alacağının faizli bakiyesinin (18.352.478.32) USD olduğunun anlaşılmış olmasına, davacıların gemilere el konulmasından sonra borçlarını ödememek suretiyle zararın artmasına sebebiyet verdiklerinden tazminattan indirim yapılmasının yerinde bulunmasına ve 08.01.2010 tarihli Dairemiz bozma ilamına mahkemece uyulmak suretiyle bu hususun davalı yararına usulü müktesep hak oluşturmasına ve mahkemece belirlenen indirim oranının Dairemizce de BK'nun 44 ncü maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bulunmasına göre taraf vekillerinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14061, K. 2011/17393, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama