KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14243 E., 2012/20656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2011 tarih ve 2010/241-2011/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan vadeli hesabında 22.000 TL olup hesabını kapatmak isterken davalı banka çalışanı ...'nin "madem hesabını kapatıyorsun o zaman sana getirisi daha yüksek olan Altın Hesabı açalım" şeklinde yönlendirmesi sonucu 30.09.2009 tarihinde kapanan hesaptan virman yoluyla Altın Hesap açtırdığını, ancak işlem sırasında ...'nin "sistem yok" diyerek kendisine boş dekontlara imza attırdığını ve 1 ay sonra geldiğinde kendisine 600 TL verdiğini, o zamanda sistem olmadığını söyleyerek dekont vermediğini, müvekkilinin hesabındaki parayı zimmetine geçirdiğini, davalı bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 22.000 TL’nin 30.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın ...’ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankanın Şanlıurfa Şubesi’nin vadeli hesap mudisi olup 22.000 TL tutarındaki hesabını kapatmak isterken, davalı banka personeli ...’nin yönlendirmesiyle "Altın Hesap" açıldığı beyan edilip, davacının boş dekontlara imzasının alındığı ve daha sonra 22.000 TL'nin 600 TL'sinin davacıya ödediği, bakiyesinin davalı banka çalışanı tarafından zimmetine geçirildiği, davacının davalı bankadan 31.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek %12,5 vadeli mevduat faizi ile birlikte 21.400 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, uyuşmazlık konusu miktarın davacı tarafından talep edildiği tarihten itibaren temerrüt faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekirken, hesap sona ermesine rağmen vadeli mevduat hesabına uygulanan yıllık %12,50 faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden temyiz edenin sıfatı da gözetilerek ”yıllık %12,25 oranını geçmemek kaydı ile değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14243, K. 2012/20656, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama