KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14324 E., 2012/20248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2011 tarih ve 2011/238-2011/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Dava konusu meblağ 15.620,00 TL'nın altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı işverene ait iş yerinde çalıştığı sırada işverence 3417 sayılı kanun uyarınca kesilen tasarruf teşvik paylarının davalı ...'na aktarıldığı halde bankanın yatırılan paraları müvekkilinin hesabına geçirilmediğini ileri sürerek ödenmeyen tasarruf teşvik alacağı ve nema alacağından 1.633,39 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı ... tasarrufu teşvik kesintileri bakımından bankanın tek görevinin aracılık olup bu yönden bir sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 3417 sayılı kanun gereğince bankaya yatırılmayan tasarruf kesintilerinden işverenin sorumlu bulunduğu, ancak bankaya yatırılan kesintilerden de bankanın sorumluluğunun olduğu, somut olayda davalı bankanın yatırılan paranın akıbetini açıklayamadığı gerekçesiyle 1.633,39 TL nema alacağının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14324, K. 2012/20248, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama