KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14368 E., 2012/6282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2011 tarih ve 2010/665-2011/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 25.11.2007 tarihinde imzalanan üç sezonluk Bellamon Mağaza Lisans ve Bayilik Sözleşmesinin her iki tarafın fesih ihbarında bulunmaması nedeniyle 14.03.2010 tarihine kadar uzadığını, davalının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi fesh ettiğini ileri sürerek, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle uğradığı zarar ve cezai şarttan toplam 30.000 TL'nın avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yanlar arasındaki sorunun Franchise Sözleşmesi'nden kaynaklanması nedeniyle İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı davalının, yanlar arasındaki sözleşme uyarınca yıllık asgari alım taahhüdüne tam uymadığı, güvence şartını yerine getirmediği, reklam gideri ile aldığı malların bedelini ödemediği için sözleşmenin fesih edildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, sözleşmeye aykırılık nedeniyle, cezai şart ile zararına karşılık maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme dosya içerisinde bulunmadığı gibi davacı markasının tescilli olup olmadığı ve taraflar arasında 556 sayılı KHK'nin 21. maddesine uygun bir lisans sözleşmesi yapıldığı da dosya kapsamından anlaşılmamaktadır.
Bu bağlamda yanlar arasında bağıtlanan sözleşme dosyaya getirilerek, bu sözleşme ile davacı markasının kullanım hakkının davalıya verilip verilmediği, markanın tescilli olup olmadığı belirlenmeden, taraflar arasında "Franchise Sözleşmesi" bulunduğundan bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14368, K. 2012/6282, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama