KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14393 E., 2012/1109 K.·İhtiyati Hacze İhtiyati Haciz
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- İtiraz eden (borçlu)
- ...
- Vekili
- Av. ... Tığlu
- İsteyen(alacaklı)
- Özdimetokalı Gıda Pazarlama Tic.ve San.Ltd.Şti.
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Havsa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2011 tarih ve 2011/2-2011/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31/01/2012 günde hazır bulunan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin kararı temyiz eden alacaklı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen karşı taraf vekili gelmedi,
temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkili aleyhine çeke dayalı ihtiyati haciz kararı verildiğini, anılan çekin muhataba ibraz edilmediğini, ayrıca mahkemenin yetkili bulunmadığını, müvekkilinin ikametgahının Kadıköy Mahkemeleri yetki alanı içinde kaldığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Alacaklı vekili, itirazın süresinde olmadığını, borçlu muterizin mallarına konulan hacizleri karşılıksız bırakmak istediğini savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararının çeke dayalı olarak verildiği, çekin aranacak borçlardan olduğu, BK.nun 73. maddesinin uygulanmayacağı, itirazın süresinde yapıldığı, çekin Gebze İlçesi'nde keşide edildiği, itiraz eden borçlunun ikametgahının Kadıköy Mahkemeleri yetki alanı içinde kaldığı, itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, kararın kesinleşmesini müteakip, talep halinde, dosyanın yetkili Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1-İstem, çeke dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.
İİK.nun 265. maddesi hükmüne göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, belirtilen sürede itiraz edebilir. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri eklemek zorundadır. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip, gelenleri dinledikten sonra, itirazı yerinde görürse, kararı değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinden inceleme yaparak karar vermesi gerekmektedir.
İhtiyati haciz istemleriyle ilgili dilekçeler, Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği’nin 7. maddesi uyarınca, değişik iş defterine kaydedilir. İhtiyati hacze itiraz da, ihtiyati haciz isteminin kapsamında bir işlem olup, bu istemin devamı niteliğindedir. O halde, ihtiyati hacze itirazın, değişik iş defterine kaydedilerek incelenmesi gerekmektedir. Özellikle, vekalet ücreti gibi, kararın fer’i unsurları bakımından ihtiyati hacze itirazın değişik iş defteri üzerinden görülmesi önem arz etmektedir. Bu durum karşısında, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin istemin mahkeme esas defterine kaydedilerek sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. .../...
2011/14393 Sf-2- 2012/1109
2-Ayrıca, yetki bakımından borçlunun itirazı yerinde görülürse, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermekle yetinilmesi gerekir. Alacaklının, yetkili mahkemede yeniden ihtiyati haciz talep etmesi, tamamen kendi takdirindedir. Bu durum karşısında, salt yetki itirazının kabul edilerek, itirazın kaldırılmasına karar vermek gerekirken, karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi yönünde hüküm kurulması da, kabul şekli bakımından yanlış olmuştur. 3-Bozma neden ve şekline göre, temyiz eden alacaklı vekilinin esasa dair itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
10/02/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14393, K. 2012/1109, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama