KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14400 E., 2012/7948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk (Beyoğlu 2. Sulh Hukuk)Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Sulh Hukuk (Beyoğlu 2. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2009/277-2010/786 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında 01.05.2006 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin müvekkilince feshedidiğini, davalının müvekkili şirkete 5.927,15 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, ileri sürerek 5.927,15 TL'nin 14.08.2007 fesih tarihinden itibaren aylık % 10 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı sigorta şirketinin sözleşmenin 25. maddesine dayanarak hiç bir neden olmadan sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedildiğini müvekkilinin fesih öncesi döneme ait yaptığı bütün primleri yasal süresi içinde davacı şirkete gönderdiğini, sözleşmenin aniden feshedilmesini müteakip müvekkili tarafından tahsil edilmiş 2.000.-TL' lik primin ödenemediğini, müvekkilince ödenemeyip geciken bu tutarı hemen ödeyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tahsil ettiği sigorta primlerinden 5.927,15 TL'sını davacı şirkete aktarmadığı dolayısıyla davacı şirketin alacağı olduğu, davacıya tebliğ edilen 14.08.2007 tarihli fesih namede yalnızca sözleşmenin fesh edildiğinin bildirildiği borç ve miktarından bahsedilmemesi nedeni ile davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün kabulünün mümkün olamayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 5.927,15 TL'nin dava tarihinden itibaren aylık % 10 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, temerrüt faizi başlangıç tarihi olarak, fesih bildirminde borç ve miktarından bahsedilmemesi nedeni ile davalının dava tarihinden önce temerrüde düşmediği gerekçesiyle dava tarihi kabul edilmişse de, taraflar arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesi'nin, sözleşmenin feshini düzenleyen 25/2-a maddesinde temerrüt faizinin fesih tarihinden itibaren işleyeceği düzenlenmiş olup, buna göre mahkemece temerrüt faizi başlangıç tarihi olarak aktin fesih tarihinin kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14400, K. 2012/7948, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama