İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/14447 K.2013/14397

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2010 tarih ve 2007/459-2010/613 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü hazır…

Esas2011/14447Karar2013/14397Tarih5 Temmuz 2013Okuma5 dk · 956 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/14447 E., 2013/14397 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Temmuz 2013
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

956 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2010 tarih ve 2007/459-2010/613 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü hazır bulunan davacı birleşen davada davalı ..... ile vekili Av. ... ile davalı birleşen davada davacı asil M. Hüseyin Kılıç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılıp, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket yönetim kurulu başkanı arasında 11.08.2006 tarihinde davalı şirketin Çankırı Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan fabrikasının satışı ve şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme tarihinde davalı şirketin genel kurulunca yönetim kuruluna verilen yetkilerin sona ermiş olduğunu, bunu öğrenen müvekkilinin zorlaması ile davalı şirketin 07.03.2007 tarihinde olağan genel kurul toplantısını yaptığını ve yönetim kurulu üyelerinin üyelikleri ile yetkilerinin devamına karar verildiğini,

müvekkili ile sözleşme imzalayan davalı Hüseyin Kılıç'ın sözleşme tarihinde yetkisinin sona ermiş olması nedeniyle sözleşmede öngörülen fabrika ve hisse devrinin mümkün olmamasına rağmen müvekkilince sözleşmenin ifa edileceğine güvenilerek 40.979 TL ödemede bulunulduğunu, bakiye borç için de ifa teklifinde bulunulduğunu, ancak daha sonra şirket genel kurulunca yönetim kuruluna yetki verilmesi karşısında herhangi bir hukuksal engel olmadığı halde davalı tarafın fabrika ve hisse devrinden ısrarla kaçındığını, anılan sözleşmede 15.000 TL cezai şart kararlaştırıldığını,

sözleşmeyi ifadan kaçınan davalı tarafın bu cezai şarttan da sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili adına anonim şirket pay devrinin tespitine ve pay defterine tesciline, olmadığı takdirde sözleşme uyarınca ödenen toplam 40.979 TL'nin ve 15.000 TL cezai şartın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, taraflar arasında 11.08.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını ancak davacının vadesi gelmiş borçlarını ödemeyerek ve sözleşmede öngörülen bonoları müvekkillerine teslim etmeyerek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise karşı tarafın edimini ifa etmemesi ve müvekkilini oyalaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek zararlarının tazmini için 6.500 TL'nin ve 15.000 TL cezai şartın tahsilini talep etmiştir. .../...

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacının davalı tarafa toplam 40.979 TL ödeme yaptığı, sözleşme kapsamında düzenlenmesi gereken senetlerin düzenlenerek satıcıya verilmediği, oysa 23.08.2006 tarihine kadar nakit ve peşin ödenmesi gereken miktarın 60.000 TL olduğu,

davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiği, bu halde davacının sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı isteyemeyeceği, ancak ödediği miktarı sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteyebileceği, önceden temerrüde düşürülmediğinden iadesi istenilen meblağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün bulunduğu,

birleşen davada ise davacıların sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle zarara uğradıklarını kanıtlayamadıkları, sözleşmenin ifa edilmesini davacıların herhangi bir kusurları bulunmadığından cezai şart alacağına hak kazandıkları gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 40.979 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 15.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asıl ve birleşen davada fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar-birleşen davacılar vekilinin tüm, davacı-birleşen davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Asıl dava, davalı şirketin hisselerinin devrinin tespiti ve pay defterine tescili, olmadığı takdirde devir sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin ve cezai şartın tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın ve cezai şartın tahsili istemlerine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin asıl davada davacı olan tarafça ihlal edildiği, bu durumda davacının sözleşme uyarınca ödediği miktarı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteyebileceği, birleşen dava davacılarının ise uğradıkları zararı kanıtlayamadıkları ancak karşı tarafça sözleşme ihlal edildiğinden cezai şarta hak kazandıkları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında düzenlendiği tartışma konusu olmayan 11.08.2006 tarihli sözleşmenin 1. ve 2. maddelerinde, sözleşmenin davalı şirkete ait fabrikanın satışına ilişkin bulunduğu belirtildikten sonra 3. ve devamı maddelerinde ise davalı şirketin devrinden bahsedilmektedir.

Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 146. vd maddelerinde şirketlerin birleşmesi ve tür değiştirmeleri düzenlenmiş olup bunun dışında anonim şirketin gerçek kişiye devrine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, anonim şirketin devri söz konusu olmayıp, ancak anonim şirket paylarının TTK'nun 415. vd. maddeleri uyarınca devredilmeleri mümkün bulunmaktadır.

Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme ile açıkça davalı şirketin davacı gerçek kişiye devri öngörüldüğünden kanuna aykırı böyle bir sözleşme geçerli değildir. Geçersiz sözleşme uyarınca taraflar ancak verdiklerini geri isteyebilecekleri gibi geçersiz sözleşmede öngörülen cezai şart da geçersiz olacağından tarafların cezai şart alacağı istemeleri mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece birleşen davadaki cezai şart talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca, mahkemece asıl davada hüküm altına alınan alacağa, davalıların daha önce temerrüde düşürülmedikleri gerekçesiyle dava tarihinden itibaren faiz işletilmiş ise de Dairemizin yerleşik uygulamasına göre (15.09.2003, E:2003/1701, K:2003/7754) sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren, temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın temerrüt faizi istenebilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece istekle bağlı kalınarak hükmolunan alacağa davalıya gönderilen ihtarname uyarınca faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış ,hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar-birleşen davacılar vekilinin tüm, davacı-birleşen davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı-birleşen davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalılar birleşen davada davalılar Fresmak A.Ş. ve M.Hüseyin Kılıç'dan alınarak davacı asıl davada davalı .....'a verilmesine,

aşağıda yazılı bakiye 2.023,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalılar birleşen davada davalılar Fresmak A.Ş. ve M.Hüseyin Kılıç'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ... davalıya iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14447, K. 2013/14397, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/14447
Karar No
2013/14397
Tarih
5 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/14457 K.2013/20665
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/14488 K.2013/15524
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/14489 K.2013/20657
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/14536 K.2013/21229
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/14553 K.2013/20339
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/14554 K.2013/20340

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.