KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14549 E., 2012/21045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Silifke Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.01.2011 tarih ve 2010/126-2011/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sosyal Sigortalar Kurumu Mersin Sigorta Müdürlüğü hesabına gönderilmek üzere, .... Silifke Şubesine askerlik borçlanması olarak 610 günlük prim miktarı olan 60.600,00 TL'nı masrafı ile birlikte yatırdığını, müvekkilinin emekli olmak üzere 2009 yılında başvuru yaptığını 26.01.2010 tarihi itibari ile emekli aylığı bağlandığını, ancak askerlik döneminin emekliliğe esas alınmadığını farkettiğini, ödediği tutarın bankanın kusuru ve ihmali nedeniyle SSK hesabına yatırılmadığının anlaşıldığını ileri sürerek bu gün itibari ile SSK'ya askerlik borçlanmasını yeniden yatırmak sureti ile mağduriyetinin giderilebileceği miktar olan 4.400 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının SSK Mersin Sigorta Müdürlüğü hesabına gönderilmek üzere Yapı Kredi Bankası Silifke Şubesine 31.08.1998 tarihinde ödeme yaptığı, davanın 27.01.2010 tarihinde açıldığı, BK'nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı. taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; mahkemece, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14549, K. 2012/21045, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama