KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1455 E., 2012/11362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar(Kapatılan) 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2010/29-2010/881 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin taşıma işini yaptığını, davalı tarafından müvekkili şirkete 2.950,00 TL tutarında “Kargo Hizmet İadesi” açıklamalı bir adet fatura düzenlediğini ve bu faturaya dayalı olarak icra takibinde bulunduğunu, sözkonusu faturanın hangi kargolardan dolayı düzenlendiğini bilmediklerini ileri sürerek, icra takibine konu asıl alacak, işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranına yönelik itirazlarının kabulü ile müvekkilinin borcunun olmadığına, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı Oyak Beton San. A.Ş.’ne teslim etmesi gereken 300 adet masa takvimini teslim etmemesi nedeniyle davaya konu 300 adet masa takviminin müvekkili tarafından yeniden basıldığını, bu nedenle kaybedilen mal bedeli kadar müvekkilinin zarara uğradığını, davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin isteminin haksız bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davacı aleyhine davalı tarafından yapılan takiple ilgili olarak herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, takibe konulan asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalının kayıp olduğunu iddia ettiği kargo paketlerinden dolayı zarara uğradığına yönelik iddiasının kanıtlanamamış olması nedeniyle davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kabul edilmiş bulunmasına ve dosyada davalının kötüniyetli olarak davacı aleyhine icra takibine geçtiği sonucuna varılmasını gerektirecek bir delilin de
olmamasına göre, yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatına yönelik davacı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde % 40 tazminata karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden tazminata ilişkin kararın hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle kararın davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1455, K. 2012/11362, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama