KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14714 E., 2011/17389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2008 tarih ve 2004/68-2008/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti.
Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10/05/2011 gününde davacı avukatları ... ve ....ile davalılar 1- ..., 2- Publi Graphics Reklam Pazarlama ve Müş A.Ş. vekili ... Camcı, 3- Markom Leo Burnette Rek. Hiz. A.Ş., 4- Starcom Medya Hiz. A.Ş. vekili ...., 5- Güzel Sanatlar Rek. A.Ş. 6- Mg Medya Yayımcılık Hizmetleri A.Ş. vekili ..., 7- Yorum Tanıtım Basım ve Yayın Hizm.
A.Ş. vekili..... geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şiketin reklam ve pazarlama işletmeciliği alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacının %29 ortağı olan ve uluslararası şirketleri müvekkiline yönlendiren D'arcy şirketinin 2002 yılında Leo Burnet-Dentsu şirketleri ile birleşerek aralarında ortaklık kurduğunu ve Bcom3 Group olarak faaaliyet gösterdiğini, D'arcy'ye ait olan Penajans hisselerinin davalı ...A.ya geçtiğini, ancak bu hususun kayıtlara geçirilmediğini,
müvekkili ortağı olan D'arcy nin davalı ...A.ile birleşmesini takip eden yıllar içinde Penajans'ın müşteri portföyünde bulunan uluslararası firmaların ana merkezlerden gelen direktiflerle haklı bir neden göstermeksizin Penajans'tan ayrıldıklarını, davalıların Publicis Groupe S.A. tarafından fiyatlandırma, müşteri paylaşımı ve reklam stratejileri konularında tek merkezden yönetildiğini, bağımsız bir işletme olmalarına rağmen bir çok konuda ortak hareket ettiklerini, piyasanın sağlıklı işlemesine engel olarak rakip firmalar arasında üstün durum yarattıklarını,
davalı şirketler arasında Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesinde yasaklanmış anlaşma ve uyumlu eylem olduğunu, bu durumun rekabeti olumsuz yönde etkilediğini, Penajans D'arcy'nin müşterilerinin aynı tarihlerde müvekkilinden ayrılarak davalı şirketlerle anlaşma imzaladıklarını, bu durmunun Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 58 nci maddesi hükmü uyarınca tazminatı gerektirdiğini, D'arcy'nin Publicis Grubu tarafından satın alınması,
ortaklık paylarının bu gruba geçmesi ve bu sıfatla tüm şirket sırlarına ulaşılması ve bu bilgilerden faydalanılarak ortaklık aleyhine gösterilen faaliyetinin TTK.nun 56 vd.maddelerince haksız rekabet oluşturduğunu, davalıların faaaliyetleri sonucu müvekkilinin piyasadaki itibarının, ekonomik menfaatlerinin zarar gördüğünü ileri sürerek, 2.100.000-USD.nin ve 500.000.000.000 TL.nin maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekilleri, iddiların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplananan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketlerin piyasa kuralları içerisinde hareket ettikleri ve uyumlu eylem içerisinde olmadıkları, aynı grup içerisinde olmalarına rağmen reklam piyasası şartları uyarınca birbirleriyle rekabet ettikleri Rekabet Kurumu'nun ve Danıştay 13.Dairesinin kararlarıyla sabit olduğundan davalıların Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4 ncü maddesi anlamında uyumlu eylem ve anlaşmasından bahsedilemeyceğinden 4054 sayılı yasaya dayalı istemlerin reddi gerektiği, davalıların TTK.nun 56 ve 57/8-10 maddelerine aykırı hareket etmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14714, K. 2011/17389, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama